AKİT MENÜ

Dünya

Birleşik Arap Emirlikleri İHA'ları nasıl geliştirdi? Arkasında korkunç bir gerçek yatıyor

Güncelleme Tarihi:

Analist Brandon J. Weichert, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) insansız hava araçlarında (İHA) kısa sürede nasıl küresel bir aktöre dönüştüğünü analiz etti. Sudan’daki iç savaşın, Abu Dabi için fiili bir “saha laboratuvarı” işlevi gördüğü vurgulandı.

2

Analist Brandon J. Weichert, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) insansız hava araçlarında (İHA) kısa sürede nasıl küresel bir aktöre dönüştüğünü analiz etti. Sudan’daki iç savaşın, Abu Dabi için fiili bir “saha laboratuvarı” işlevi gördüğü vurgulandı.

3

Fiziksel olarak küçük, nüfus olarak sınırlı bir Körfez ülkesi olan Birleşik Arap Emirlikleri, son yıllarda savunma teknolojilerinde beklenenin çok üzerinde bir performans sergiliyor. Özellikle geleceğin savaş doktrinini şekillendiren insansız hava araçları, Abu Dabi yönetiminin stratejik öncelik alanlarından biri haline geldi.

4

Weichert’e göre BAE, enerji zenginliğini yalnızca finansal güç olarak değil; yapay zekâ, sensör teknolojileri ve insansız sistemlere dayalı bir savunma ekosistemi inşa etmek için kullandı.

5

Savunma sanayi yayın organı Breaking Defense’in aktardığına göre BAE, Abu Dabi’de düzenlenen UMEX (İnsansız Sistemler Sergisi ve Konferansı) sırasında yaklaşık 400 milyon dolarlık yerli İHA üretimi ve teknoloji anlaşmaları imzaladı.

6

Bu anlaşmaların merkezinde, ABD’li firmalarla kurulan ortaklıklar yer alıyor. Amaç; daha gelişmiş gövde yapıları, sensörler, yapay zekâ yazılımları ve mühimmat entegrasyonu sağlamak. Ancak kritik nokta, bu teknolojilerin yerel üretim üzerinden geliştirilmesi.

7

Weichert’e göre BAE, tıpkı Türkiye’nin Baykar üzerinden yaptığı gibi, kendisini küresel bir İHA tasarım, montaj ve entegrasyon merkezi olarak konumlandırıyor.

8

Analizin en çarpıcı bölümü Sudan’a ayrılıyor. Al Jazeera’nin saha verilerine göre Sudan, dünyanın en yoğun İHA kullanımının yaşandığı çatışma alanlarından biri haline geldi. 2023’ten bu yana ülkede 1.000’den fazla İHA saldırısı gerçekleşti. Bu saldırıların önemli bir bölümünde BAE yapımı sistemlerin kullanıldığı belirtiliyor.

9

BAE, Sudan’da hükümete karşı savaşan Rapid Support Forces (RSF) adlı silahlı grubu destekledi. Bu destek sayesinde RSF, sahada ciddi kazanımlar elde etti. Ancak bu süreç, ağır bir insani bedel de doğurdu. İHA saldırılarında elektrik santralleri, hastaneler ve su altyapıları vuruldu; bu da Sudan’daki insani krizi daha da derinleştirdi.

10

BAE’nin Sudan politikası, bölgedeki dengeleri de sarstı. Suudi Arabistan ve Mısır, Abu Dabi’ye açık tepki gösterdi. Mısır’ın Sudan hükümetini desteklerken, BAE’nin RSF’yi desteklemesi çatışmayı bir vekâlet savaşına dönüştürdü. New York Times’ın haberine göre Mısır, Sudan sınırına yakın Doğu Oweinat’ta gizli bir İHA üssü kurdu.

11

Bu denklemde Türkiye, Rusya ve Çin bağlantılı lojistik ve savunma firmaları da dolaylı biçimde sahaya dahil oldu. Weichert, özellikle Türk İHA’larının Sudan’da BAE destekli unsurlara karşı kullanıldığına dikkat çekiyor.

14

Tüm diplomatik maliyetlere rağmen BAE, Sudan deneyimi sayesinde İHA’ların nasıl üretileceğini, nasıl ihraç edileceğini ve nasıl pazarlanacağını öğrendi.

15

Weichert’e göre BAE, bugün Türkiye ile rekabet edebilecek, hatta Çin menşeli sistemlerle dahi yarışabilecek bir İHA ekosistemi kurmuş durumda.

16

Amerikan teknolojisi kullanılması ise Batı pazarları için ayrı bir avantaj sağlıyor.

18

Sonuç olarak BAE, yerli üretimi yapay zekâ ile birleştirerek ve sahada test ederek, Orta Doğu’da yeni nesil savaş ekonomisinin öncülerinden biri haline geldi. Haber Kaynağı: The National Interest - Brandon J. Weichert