AKİT MENÜ

Kadın - Aile

Yok artık! Evlerdeki en kirli yer belli oldu! Meğer klozetten bile 5 kat daha kirliymiş...

Her gün elimizin değdiği bir çok bölge bakın ne kadar kirliymiş...

2

Her gün elimizin değdiği bir çok bölge bakın ne kadar kirliymiş...

3

Plastik kahve bardakları, mutfak süngerleri, poşet çaylar ve oyun kolları... Evimizin içindeki bu sıradan nesnelerin ardında, vücudumuza sessizce zarar veren görünmez bir dünya var.

4

Sabah işe giderken aldığımız bir bardak kahve, mutfakta yıkadığımız bir tabak, çay demlemek için kullandığımız poşet... Günlük hayatın sıradan alışkanlıkları, farkında olmadan sağlığımız için ciddi bir riske dönüşüyor. Bilimsel araştırmalar, plastik kaplı kahve bardaklarının sıcak içecekle temas ettiğinde binlerce mikroplastik parçacığı sıvıya bıraktığını ortaya koyarken, günde sadece 300 mililitre kahve tüketen bir kişinin yılda yaklaşık 363 bin mikroplastik parçacığını vücuduna aldığına dikkat çekiyor.

5

Öte yandan Almanya'da yapılan bir başka araştırma ise sıradan bir mutfak süngerinin içinde 350'den fazla bakteri türünün yaşayabildiğini gösteriyor. Mutfaktan ofis masasına uzanan bu görünmez tehlike; bağışıklık sistemini zayıflatmaktan hormonal bozukluklara, enfeksiyon riskinden uzun vadeli sağlık sorunlarına kadar pek çok tehdidi beraberinde getiriyor. Günlük alışkanlıkların masaya yatırıldığı bu tablo, "zararsız" sandığımız eşyaların aslında ne kadar riskli olabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

6

Plastik veya plastik kaplamalı tek kullanımlık kahve bardakları, sıcak içeceklerle temas ettiğinde ciddi miktarda mikroplastik salınımına neden oluyor.

7

Journal of Hazardous Materials dergisinde yayımlanan bilimsel bir araştırmaya göre, bu tür bardaklar sıcak sıvıyla temas ettiğinde binlerce mikroplastik parçacığı içeceğin içine bırakıyor. 400 bardak üzerinde yapılan testlerde, sıcaklığın mikroplastik salınımını yüzde 33'e varan oranlarda artırdığı tespit edildi.

8

Araştırmacılar, günde yalnızca 300 mililitre kahve içen bir kişinin yılda yaklaşık 363 bin mikroplastik parçacığı yutabildiğine dikkat çekiyor.

9

Mutfakta hijyenin simgesi olarak görülen bulaşık süngerleri, sanılanın aksine en fazla bakteri barındıran ev eşyalarının başında geliyor. Almanya'da Furtwangen ve Giessen üniversiteleri ile Münih Helmholtz Merkezi'nin ortaklaşa yürüttüğü bilimsel araştırma, sıradan bir mutfak süngerinin içinde 350'den fazla bakteri türünün yaşayabildiğini ortaya koydu.

10

Alman Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü (BfR) ise bulaşık bezlerinin ve süngerlerin en az haftada bir kez yenilenmesi gerektiğini, hatta süngerlerin mutfak temizliği için pek uygun olmadığını belirtiyor.

11

UNICEF ve Unilever iş birliğiyle yürütülen bir çalışmada, farklı evlerden toplanan oyun kolları incelendi. Sonuçlar ise oldukça çarpıcıydı. Araştırmaya göre, oyun kollarının yüzeyinde klozet kapağına kıyasla yaklaşık 5 kat daha fazla bakteri tespit edildi.

12

Ortalama bir klozet kapağında 100 cm² alanda yaklaşık bin 600 bakteri bulunurken, oyun kollarında bu sayının 7 bin 800'ün üzerine çıktığı belirlendi. Özellikle çocuklar ve gençler arasında ortak kullanılan kolların, soğuk algınlığı, mide enfeksiyonları ve cilt problemlerinin yayılmasını kolaylaştırabileceği belirtiliyor.

13

Kanada'daki McGill Üniversitesi tarafından yapılan ve Environmental Science & Technology dergisinde yayımlanan bilimsel araştırma, plastik içerikli poşet çayların sıcak suyla temas ettiğinde çok yüksek miktarda mikroplastik saldığını ortaya koydu.

14

Araştırmaya göre, plastik bazlı tek bir poşet çay 95 derece sıcaklıktaki suya bırakıldığında yaklaşık 11,6 milyar mikroplastik ve 3,1 milyar nanoplastik parçacığı çayın içine bırakıyor. Bu değer, şimdiye kadar gıdalar üzerinde ölçülen en yüksek mikroplastik salınımlarından biri olarak kayıtlara geçti.

15

Alışveriş sonrası cebimize koyduğumuz market fişleri, ciddi bir sağlık tehdidi barındırıyor. Harvard Üniversitesi ve Environmental Health Perspectives dergisinde yayımlanan çalışmalara göre, sadece 10 saniyelik temasın bile, vücutta ölçülebilir düzeyde BPA artışına neden olabildiği belirtiliyor.

16

Evde hoş bir atmosfer yaratmak için sıkça kullanılan kokulu mumlar, iç mekan havasını ciddi şekilde kirletebiliyor. Environmental Science & Technology ve Journal of Hazardous Materials dergilerinde yayımlanan araştırma, parafin bazlı mumların yanmasıyla birlikte formaldehit, benzen, toluen ve asetaldehit gibi zararlı kimyasalların açığa çıktığını ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bu maddelerin uzun süreli solunmasının baş ağrısı, solunum yolu tahrişi, astım, alerjik reaksiyonlar ve bazı kanser türleriyle ilişkilendirildiğini vurguluyor. Özellikle kapalı alanlarda ve uzun süre yakılan mumların, iç mekan hava kirliliğini sigara dumanına yakın seviyelere çıkarabildiği belirtiliyor.