AKİT MENÜ

Gündem

'Barış Konseyi' Tartışması: Sadık Ebu Amer: Gazze, Bölgesel Düzenin Yeniden İnşasında Bir Araç Haline Getiriliyor

Filistin Diyalog Grubu Başkanı Sadık Ebu Amer, Akit TV’ye yaptığı özel açıklamalarda Türkiye’nin Filistin davasındaki rolüne, Gazze Barış Kurulu’nun hedeflerine ve İran ile ABD arasındaki gerilimin bölgeye olası yansımalarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

2

Filistin Diyalog Grubu Başkanı Sadık Ebu Amer, Akit TV’ye yaptığı özel açıklamalarda Türkiye’nin Filistin davasındaki rolüne, Gazze Barış Kurulu’nun hedeflerine ve İran ile ABD arasındaki gerilimin bölgeye olası yansımalarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

3

7 Ekim sonrası İsrail’in benimsediği ve “kesin zafer planı” olarak adlandırılan savaş stratejisine dikkat çeken Ebu Amer, söz konusu yaklaşımın merkezinde “Barış Konseyi” olarak adlandırılan yapının yer aldığını belirtti. Bu yapının iki temel hedef üzerine inşa edildiğini ifade eden Ebu Amer, ilk hedefin Filistin-İsrail çatışmasını, uluslararası hukuka dayanan tarihsel çözüm referanslarının ötesinde yeni siyasi formüllerle yeniden tanımlamak olduğunu söyledi.

4

İsrail hükümetinin müzakere sürecini Hamas’ın elindeki rehinelerin serbest bırakılmasıyla sınırlamaya çalıştığını vurgulayan Ebu Amer, bu yaklaşımın tanınmış ve meşru bir Filistinli siyasi yapının ortaya çıkmasını engellemeyi amaçladığını dile getirdi. Nihai hedefin silahsızlandırma olduğunu kaydeden Ebu Amer, olası bir Filistin yönetiminin toprakları üzerinde herhangi bir egemenlik kurmasının da özellikle engellenmek istendiğini ifade etti. Bu durumun Doğu Akdeniz’de İsrail lehine bir güç dengesi oluşturma çabasının parçası olduğuna dikkat çekti.

5

Ebu Amer, ikinci hedefin ise Gazze’nin bölgesel güvenlik denklemlerinin yeniden şekillendirilmesinde bir çıkış noktası olarak ele alınması olduğunu belirterek, “Bu perspektiften bakıldığında Gazze dosyası, bölgenin yeniden mühendisliğine yönelik daha geniş bir yaklaşımın aracı haline gelmektedir. Krizler yalnızca kontrol altına alınmak için değil, yeni güvenlik düzenlemeleri üretmek amacıyla da kullanılmaktadır” dedi.

6

“Barış Konseyi”nin sınırlı insani ya da siyasi bir girişim olmadığını vurgulayan Ebu Amer, bu yapının baskı araçları ve kriz yönetimi yoluyla bölgesel düzenin yeniden inşasını, rollerin ve ittifakların yeniden dağıtılmasını hedefleyen stratejik bir çabanın parçası olduğunu söyledi. Gazze’nin nihai hedef değil, bölgedeki nüfuz haritalarının yeniden çizilmesi için kullanılan bir araç olduğunu kaydetti.

7

İslam ülkeleri arasındaki koordinasyonun daha yüksek bir kurumsallaşma düzeyine taşınması gerektiğini belirten Ebu Amer, bu sürecin İslam İşbirliği Teşkilatı ve benzeri mekanizmalar üzerinden güçlendirilmesinin bölgeye siyasi ve ekonomik etki kazandıracağını ifade etti. Türkiye’nin tutumunun Filistinliler açısından özel bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Ebu Amer, Türkiye’nin uluslararası sistemdeki özgün konumu sayesinde Filistin meselesinin hukuki ve siyasi çerçevesinin yeniden gündeme taşınmasına katkı sunabileceğini söyledi. Türkiye’nin rolünün siyasi-diplomatik ve ekonomik-kalkınma olmak üzere iki eksende güçlendiğini belirten Ebu Amer, “Direnç ekonomisinin desteklenmesi; yardımlar, yatırımlar ve kalkınma projeleri aracılığıyla mümkündür” dedi.

8

İran ile ABD arasındaki gerilime de değinen Ebu Amer, savaşın sınırları aşan bir nitelik kazanması ya da mezhepsel ve etnik ayrışmalar üzerinden derinleşmesi ihtimalinin ciddi endişelere yol açtığını belirtti. Böyle bir senaryonun bölgedeki birçok ülkeyi etkileyerek iç istikrarlarını sarsabileceği uyarısında bulundu.