AKİT MENÜ

Dünya

Tanklar savaş alanlarından çekilecek mi? Tek bir savaşta 11.654 zırhlı araç kaybedildi

Güncelleme Tarihi:

Savunma uzmanı Jack Buckby’ye göre Ukrayna savaşı, tankların savaş alanındaki rolünü kökten değiştirdi. Zırhlı birlikler artık öncü güç değil; dronlar tarafından sürekli izlenen, korunmadığı anda imha edilen pahalı hedeflere dönüştü.

2

Savunma uzmanı Jack Buckby’ye göre Ukrayna savaşı, tankların savaş alanındaki rolünü kökten değiştirdi. Zırhlı birlikler artık öncü güç değil; dronlar tarafından sürekli izlenen, korunmadığı anda imha edilen pahalı hedeflere dönüştü.

3

Rusya-Ukrayna savaşı dördüncü yılına yaklaşırken, modern savaşın en köklü dönüşümlerinden biri zırhlı birlikler üzerinden yaşanıyor.

4

2022’de başlayan işgalde tanklar hâlâ savaş alanının “kralı” olarak görülürken, bugün aynı platformlar yoğun gözetim altında, sürekli saklanmak zorunda kalan kırılgan hedeflere dönüşmüş durumda. Bu değişimin merkezinde ise insansız hava araçları bulunuyor.

5

Savaşın ilk aylarında Rus ordusu, klasik doktrine uygun biçimde zırhlı birlikleri öncü güç olarak sahaya sürdü. Kiev başta olmak üzere büyük şehirler, tank ve zırhlı araç ağırlıklı hızlı taarruzlarla ele geçirilmek istendi. Ancak bu yaklaşım kısa sürede ağır kayıplarla sonuçlandı.

6

Yetersiz keşif, zayıf piyade koruması ve sınırlı hava desteği, Rus zırhlı birliklerini pusuya açık hale getirdi. Ukrayna kuvvetleri, taşınabilir tanksavar sistemleri ve dar alan taktikleriyle çok sayıda aracı imha etti ya da terk edilmeye zorladı.

7

Zaman ilerledikçe savaşın “imha zinciri” tamamen değişti. Daha önce büyük ve pahalı platformlara dayanan hedef tespit ve imha süreci, yerini ucuz, hızlı ve kitlesel olarak üretilebilen insansız hava araçlarına bıraktı.

8

Keşif dronları cephe hattını sürekli izlerken, FPV tipi saldırı dronları tanklara yukarıdan darbe indiren en etkili silahlardan biri haline geldi. Artık bir zırhlı aracın tespit edilmesiyle vurulması arasındaki süre dakikalarla değil, saniyelerle ölçülüyor.

9

Bu tablo, özellikle geniş bir zırhlı filoyla savaşa giren Rusya için ciddi sonuçlar doğurdu. Farklı askeri kaynaklar ve açık kaynaklı veriler, Rus ordusunun savaş boyunca on binlerce zırhlı aracı kaybettiğine işaret ediyor.

10

Kayıplar yalnızca imha edilen araçlarla sınırlı değil; hasar görüp terk edilen ya da karşı tarafın eline geçen çok sayıda tank ve zırhlı araç da bu bilanço içinde yer alıyor. Modern tank stoklarının erimesi, Rusya’yı Sovyet döneminden kalma, daha düşük koruma seviyesine sahip platformları yeniden cepheye sürmeye zorladı.

11

Ancak bu eski araçlar, günümüz savaş alanında daha da savunmasız. Üstten saldırılara açık mühimmat yerleşimleri ve sınırlı elektronik koruma, FPV dronları karşısında ölümcül sonuçlar doğuruyor.

12

Bu nedenle tanklar artık geniş çaplı taarruzların öncüsü olmaktan çıkmış durumda. Yerlerini, kısa süreli “vur-kaç” görevleri, dolaylı ateş desteği ve yoğun kamuflaj altında sınırlı hareketler aldı.

13

Ukrayna cephesinde de tablo farklı değil. Kiev yönetimi, tankların tamamen işlevsiz hale geldiğini savunmuyor; ancak bu araçların artık tek başına savaşın kaderini belirleyemeyeceğini kabul ediyor. Zırhlı birlikler, elektronik harp sistemleri, hava savunması, piyade ve özellikle insansız hava araçlarıyla entegre edilmeden sahaya sürüldüğünde ağır bedeller ödeniyor.

14

Savaşın en çarpıcı göstergelerinden biri de üretim rakamları. Ukrayna, insansız hava araçlarını endüstriyel ölçekte üretmeyi stratejik hedef haline getirirken, Rusya da benzer biçimde drone ve mühimmat üretimini artırıyor. Bu karşılıklı yarış, klasik zırhlı doktrinlerin geri dönülmez biçimde sarsıldığını gösteriyor.

15

Sonuç olarak Ukrayna savaşı, “tankların sonu”ndan ziyade tankların rolünün köklü biçimde değiştiğine işaret ediyor. Artık tanklar, savaş alanının merkezinde özgürce ilerleyen baskın unsurlar değil; hayatta kalabilmek için sürekli gizlenen, elektronik korumaya muhtaç ve insansız sistemlerle çevrili platformlar.

16

Modern savaşın yeni gerçeği, çeliğin değil verinin ve gökyüzündeki küçük, ucuz araçların belirleyici olduğu bir döneme girildiğini açıkça ortaya koyuyor. Haber Kaynağı: The National Security Journal - Jack Buckby