AKİT MENÜ

Gündem

Emine Erdoğan TOGEM-DER etkinliğinde konuştu: Kütüphane okulların kalbidir, ruhudur, can damarıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEM-DER) Kütüphane Projesi kapsamında oluşturulan Üsküdar Mihrimah Sultan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Kütüphanesi'nin ve 22 kütüphanenin açılış törenine katılım gösterdi. Törende Emine Erdoğan'ın yanısıra Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, İstanbul Valisi Davut Gül, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Belma Sekmen, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve çok sayıda davetlide hazır bulundu.

1

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEM-DER) Kütüphane Projesi kapsamında oluşturulan Üsküdar Mihrimah Sultan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Kütüphanesi'nin ve 22 kütüphanenin açılış törenine katılım gösterdi. Törende Emine Erdoğan'ın yanısıra Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, İstanbul Valisi Davut Gül, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Belma Sekmen, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve çok sayıda davetlide hazır bulundu.

2

Okul Kütüphaneleri Projesi'nin, İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin dezavantajlı bölgelerinde yer alan okullarda öğrencilerin nitelikli kitaplara erişimini artırmak, öğrenme ortamlarını zenginleştirmek ve okuma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirildiği belirtildi. Proje kapsamında her biri en az 4 bin kitaptan oluşan, modern kütüphanecilik anlayışına uygun şekilde tasarlanan ve yazılım altyapısıyla desteklenen kütüphaneler kuruluyor. İstanbul'da tamamlanan 10 okul kütüphanesi, sponsor Halkbank'ın katkılarıyla öğrencilerin hizmetine sunuldu. Kurulan kütüphanelerin; öğrencilerin bireysel ve grup halinde okuma, araştırma ve proje çalışmalarını gerçekleştirebilecekleri çok yönlü öğrenme alanları olarak tasarlandığı ifade edildi. Proje kapsamında uygulanan "Yaşayan Kütüphane" modeli ile kütüphanelerin yalnızca kitap okunan alanlar olmanın ötesine geçerek; okuma etkinlikleri, yazar buluşmaları, atölye çalışmaları ve veli katılımını içeren faaliyetlerle aktif ve sürdürülebilir biçimde kullanılması hedefleniyor. Projenin kamu ve özel sektör iş birliğiyle farklı illerde de yaygınlaştırılmasının planlandığı ve eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunacak sürdürülebilir bir model oluşturulmasının amaçlandığı kaydedildi.

3

Açılış töreninde konuşan Emine Erdoğan, "TOGEM-DER'i böylesine hayırlı bir projeye öncülük ettiği için kutluyorum. Her zaman olduğu gibi örnek bir sivil toplum kuruluşu refleksi gösterdiler. Bu çalışmalar, aynı amaç etrafında buluşmanın, el ele vererek topluma hizmet etmenin güzelliğini ortaya koyuyor. TOGEM-DER, kendine daima "Ben bu millet için ne yapabilirim?" diye soran, başkalarının dertlerini yüreklerinde taşıyan ince ruhlu insanların çatısı altında buluştuğu bir iyilik çatısıdır. Bugüne kadar binlerce aileye gıda, yakacak, ev eşyası, giyim ve çeyiz yardımı gibi çok geniş bir yelpazede birçok yardım ulaştırmıştır. Sayısını binlerle ifade ettiğimiz öğrenciye öğrenim bursları sağlamış, onların hayatlarına büyük katkılar yapmıştır. Milli Eğitim Bakanlığımız ile; "Ana Sınıfsız Okul Kalmasın", "Temiz Sınıf, Sağlıklı Gelecek" "Erken Tanı, Erken Hayat" gibi toplumsal etkisi olan projeler yürütmüştür. "Cemre Çarşıları", "Artsın Eksilmesin", "Dönüşüm Pazarları" kurmuş; hem aileleri desteklemiş hem sürdürülebilirlik konusunda önemli bir farkındalık oluşturmuştur. Bunlarla da yetinmemiş, sınırlarımızın ötesine insani yardım götürmüştür. Burada tek tek saymaya zamanımızın yetmeyeceği sayısız yardım çalışmasıyla, hayırlarda yarışmanın gerçekten bir sınırı olmadığını defalarca gösterdiler. Ne mutlu ki bu topraklar, insanların her fırsatta iyilikte saf tuttuğu, hayırlı işlerde memur olmak için can attığı, yeryüzünde bir vakıf cenneti kurduğu topraklardır. Rabbim bu manevi iklimi daim kılsın" dedi.

4

Erdoğan, "Okul hayatının bir başı, sonu var. Günü gelince diplomanızı alıyor ve okul kapılarından çıkıp gidiyorsunuz. Ama kitapla kurulan ilişki öyle mi? Kitapların hikmeti ve büyülü dünyasına bir kez adım attınız mı o dünyanın bir parçası olursunuz. İç aleminiz, fikir hayatınız, gönül eviniz ihya olur. Keşfedebileceklerinizin sınırsızlığını bilmek öğrenme aşkını her zaman taze tutar. O nedenle kütüphane okulların kalbidir, ruhudur, can damarıdır. Nitelikli kitaplarla dolu kütüphanelere sahip okullarda öğrenim bir takvime bağlı olmaktan çıkar; nefes alıp vermek gibi sürekli hale gelir. Ömür boyu devam edecek bir okuma ve öğrenme kültürüne dönüşür. Biz öğrencilerimizin sadece kendisine sunulan bilgiyi değil, her şeyden önce öğrenmeyi öğrenmesini istiyoruz. Çünkü bir konudaki kendini eğitme yetisi kazanmak başlı başına bir özgürlüktür. Kütüphane ile sıkı bir ilişki kuran her öğrenci bu donanımı kazanır. Böylece özgün, üretken ve eleştirel düşünme becerisine sahip, hayatı yorumlayabilen ve topluma katkı sağlayan özgüvenli bir birey olarak yetişir" ifadelerini kullandı.

5

Okul kütüphanelerinin fırsat eşitliği ve sosyal adaleti sağlama yönüyle de hayati olduğunu aktaran Erdoğan, "Kütüphanelerin kapıları öğrenmek isteyen herkese açıktır. Bu örnek projenin temelinde de böyle bir felsefe var. Okul kütüphaneleri öğrencileri için sık sık çalacakları bir dost kapısı yapmayı hedefliyor. Atölye çalışmaları, söyleşiler, yazar buluşmaları gibi faaliyetlerle bir cazibe merkezi haline getiriyor. Her birinde bulunan en az 4 bin kitaplık koleksiyon öğrencilerin eğitim hayatlarına büyük katkılar yapacak kalibrededir. Bu kitaplar elden ele geçecek, yüzlerce, binlerce öğrencimizin zihnine tohumlar ekecektir. Biz bu tohumların meyvelerini niteliği her nesil artan bir toplum olarak toplayacağız. İşte bir yönüyle de sadaka-i cariye olan bu toplumsal yatırımlar vatana, millete karşı sorumluluğunu yerine getirmenin mükemmel yollarıdır" değerlendirmesinde bulundu.

6

Öğrencilere kütüphaneleri boş bırakmamaları konusunda ricada bulunan Erdoğan, "Bugün aramızda okulumuzun pırıl pırıl öğrencileri var. Eminim ki onlar da böyle güzel imkanlarla donatılmış bir kütüphaneye kavuştukları için çok heyecanlılar. Sevgili öğrenciler, sizlerden kütüphanenizi hiç boş bırakmamanızı rica ediyorum. En başta kendi iyiliğiniz için lütfen bol bol okuyun. Çünkü kitap kapakları bambaşka diyarlara açılır. Bazen bir kitapla Evliya Çelebi'nin seyahatlerine eşlik edersiniz, bazen Tanpınar'la 'Beş Şehir'de yolculuk yaparsınız, bazen Nurettin Topçu'nun cemiyet için düşünce koridorlarında, bazen Mevlana'nın gönül bahçelerinde gezersiniz. Bazen de Akif'in, Sezai Karakoç'un, Necip Fazıl'ın mısralarında büyük fikirlerle, derin hislerle tanışırsınız. Ben zaten sizlerin yüzlerine baktığımda her birinizin birer kitap kurdu olduğunu görüyorum. O yüzden gelin hepiniz birer gönüllü kütüphane elçisi olun. Kitaplarla henüz sizin kadar haşır neşir olmamış arkadaşlarınız varsa kitap kulüpleri kurarak, okuma maratonları başlatarak onları da okul kütüphanenize davet edebilirsiniz. Ve hiçbiriniz "Boş zamanlarımda kitap okuyorum" demeyin. "Kitap okumaktan hiç boş zamanım kalmıyor" deyin inşallah" diye konuştu.

7

Kütüphane kurmanın medeniyet kurucularının işi olduğunun altını çizen Erdoğan, "İslam coğrafyası her dönem Darü'l-Hikmeler, Beytü'l-Hikmeler, Endülüs kütüphaneleri gibi büyük eserlerle bezenmiştir. Ecdadımız her şehre bir kütüphane kazandırmıştır. İlim ehlini herkesten üstün tutmuştur. Alimin atının ayağından kaftanına sıçrayan çamuru bile şeref saymıştır. Şimdi medeniyet yolumuzda yeni bir kavşaktayız. Çünkü yüzyıllar medeniyetler için dönüm noktalarıdır. O nedenle biz de 'Türkiye Yüzyılı' dedik. İlimle, irfanla yükselen bir yüzyılı hep birlikte inşa edeceğiz inşallah. 2020 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın milletimize kazandırdığı Türkiye'nin en büyük kütüphanesi olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi de bu anlayıştan doğmuştur" dedi.

9

"Sıfır Atık" projesine de değinen Erdoğan şunları söyledi: "Her fırsatta dile getirdiğim ve hepimizi yakından ilgilendiren bir meseleden daha söz etmek istiyorum. Biliyorsunuz, dünya olarak büyük bir iklim kriziyle karşı karşıyayız. Kaynaklarımızı hoyratça kullanmanın bedelini ne yazık ki doğa bize geri ödettiriyor. Bizim inancımızda ve kültürümüzde israfa yer yoktur. Tabiat, bize korunması ve gelecek nesillere tertemiz aktarılması gereken bir emanettir. İşte bu yüzden başlattığımız "Sıfır Atık" hareketi, sadece bir çevre projesi değil, aynı zamanda bir vicdan meselesidir. Okullarımızda kütüphane kurarken, çocuklarımıza sadece okuma alışkanlığı değil, aynı zamanda bu emanete sahip çıkma bilincini de aşılamalıyız. Atıklarımızı ayrıştırmalı, Tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirmeli, Doğayla barışık bir yaşam tarzını benimsemeliyiz. Sizlerden ricam; bu güzel kütüphanelerde okuduğunuz her bir satırın, sizi doğaya, hayvana ve insana daha saygılı bireyler haline getirmesidir. Bilgi, ancak ahlakla ve sorumlulukla birleştiğinde gerçek gücüne kavuşur."