İki ülke arasındaki en net ayrışma sahası ise Yemen oldu.
2015’te İran destekli Husilere karşı başlatılan Kararlı Fırtına Operasyonu başlangıçta ortak bir girişimdi. Ancak zamanla hedefler ayrıştı:
Suudi Arabistan: Yemen’in toprak bütünlüğü ve sınır güvenliği.
BAE: Güney Yemen’de limanlar ve deniz geçiş noktaları üzerinde etki.
BAE destekli Güney Geçiş Konseyi’nin (STC) Suudi destekli hükümete karşı sahada güç kazanması, iki ülkenin dolaylı biçimde karşı karşıya gelmesine yol açtı. Bu süreçte BAE’nin Yemen’deki askeri varlığını azaltması, ittifakın kırılganlığını ortaya koydu.
BAE’nin İsrail ile normalleşme süreci, iki ülke arasındaki stratejik farklılıkların bir başka göstergesi.
BAE diplomatik ilişkileri açık biçimde sürdürürken, Suudi Arabistan Filistin devleti kurulmadan normalleşmeye mesafeli duruyor.
Bu farkın arkasında demografik yapı önemli bir faktör:
BAE nüfusunun yaklaşık ?’ı yabancı uyruklu
Suudi Arabistan’da yerli nüfus çok daha belirleyici
Riyad yönetimi iç kamuoyu ve dini kurumların hassasiyetlerini gözetmek zorunda kalıyor.