AKİT MENÜ

Dünya

Savunma sanayiinde “Türkler ne verirse alırız” diyen Suudi Arabistan, bu defa herkesi ters köşe yaptı! Ankara’ya rakip olmak için kolları sıvadılar

Güncelleme Tarihi:

Son zamanlarda, savunma sanayii alanında Türkiye ile önemli işbirliklerine imza atan Suudi Arabistan, bu kez kafaları karıştırdı.

2

Son zamanlarda, savunma sanayii alanında Türkiye ile önemli işbirliklerine imza atan Suudi Arabistan, bu kez kafaları karıştırdı.

3

Suudi Arabistan, İtalya’dan tedarik ettiği füze ve torpido donanımlı C-27J Deniz Karakol Uçaklarıyla bölgedeki sularını koruma altına alırken; bu hamle, Doğu Akdeniz ve Kızıldeniz’de güçlü bir donanma ağı kuran Türkiye’nin hamleleriyle kıyaslanmaya başlandı. Dünyada bu konfigürasyonun ilk kullanıcısı olan Riyad, deniz altı ve su üstü harbi kabiliyetini artırarak Türkiye’nin Somali ve Libya eksenindeki deniz stratejisine benzer bir güvenlik mimarisi kurmayı hedefliyor. Türk savunma sanayiinin yerli deniz karakol uçakları (MELTEM Projesi) ile elde ettiği tecrübenin bölge ülkeleri tarafından yakından takip edildiği ve Riyad’ın bu hamlesinin bölgedeki Türk etkisine karşı bir denge arayışı olduğu belirtiliyor.

4

Yapılan açıklama, Suudi Arabistan’ın özellikle deniz gözetleme ve muharebe operasyonları için tasarlanan yeni konfigürasyonu tedarik ettiğini doğruladı. Uçaklar, Leonardo’nun gelişmiş Havadan Taktik Gözlem ve Gözetleme (ATOS) görev sistemi ile gemisavar ve denizaltısavar harp görevleri için entegre silah paketiyle donatılacak. Açıklamaya göre uçaklar, MARTE-ER gemisavar füzeleri ve MU90 hafif denizaltısavar torpidoları taşıyacak. Bu kapsamda platform, kıyı gözetleme, denizaltısavar harp, suüstü harbi ve silahlı deniz keşif görevleri icra edecek.

5

C-27J Spartan, lojistik ve özel görevlerde yaygın olarak kullanılan çift motorlu bir taktik nakliye uçağı olarak biliniyor. Yeni tanıtılan MPA konfigürasyonu, sensörler, komuta-kontrol sistemleri ve hassas güdümlü silahların entegrasyonu ile platformu çok rollü bir deniz karakol uçağına dönüştürüyor. Leonardo, silahlı karakol modelini kısa pistlerden operasyon yapabilen ve dağıtık deniz harekâtlarını destekleyebilen esnek deniz gözetleme platformlarına yönelik artan talebi karşılamak amacıyla geliştirdi.

6

Leonardo’nun belirttiğine göre ATOS görev sistemi; radar, elektro-optik sensörler, haberleşme ekipmanları ve veri işleme araçlarını tek bir operasyonel mimari altında entegre ediyor. Sistem, mürettebatın deniz tehditlerini tespit etmesine, sınıflandırmasına ve takip etmesine imkân tanıyor; aynı zamanda gerçek zamanlı olarak karşılık verilmesini koordine ediyor. MARTE-ER füzesi, suüstü gemilere angaje olmak üzere tasarlanmış uzun menzilli gemisavar kabiliyeti sunuyor. MU90 torpidosu ise modern sualtı tehditlerine karşı denizaltısavar operasyonlar için geliştirildi. Bu silah paketi birlikte, uçağın deniz karakol görevleri sırasında hem gözetleme hem de doğrudan angajman görevleri icra etmesini mümkün kılıyor. Bu tedarik ile Suudi Arabistan envanterine, nakliye uçağı dayanımını deniz muharebe fonksiyonlarıyla birleştiren ağır silahlı bir karakol uçağı kategorisi dahil ediliyor. Anlaşma, Suudi Arabistan’ı silahlı C-27J MPA konfigürasyonunun ilk kullanıcısı konumuna getiriyor ve programın operasyonel başlangıcını oluşturuyor.

7

Leonardo daha önce çeşitli ülkelere nakliye ve özel görev rolleri için standart C-27J uçakları tedarik etmişti; ancak silahlı deniz karakol modeli, platformun göreve odaklı yeni bir evrimini temsil ediyor.

8

Deniz karakol uçakları, deniz ulaşım hatlarının izlenmesi, denizaltıların tespiti ve deniz güvenlik bölgelerinin denetlenmesinde merkezi rol oynuyor. Gemisavar füzeler ile torpidoların entegrasyonu, bu tür uçakların ayrı taarruz unsurlarına ihtiyaç duymadan gözetlemeden angajmana geçiş yapabilmesini sağlıyor.