Gündem
Sapkın akımlara karşı ağır yaptırımlar geliyor: Devletten aileyi korumak için büyük adım
SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL Yeni yıldan önce yasalaşan 11. Yargı Paketi’nin ardından hükümet, yeni bir yargı paketi için çalışmalarını başlattı.
Gündem
SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL Yeni yıldan önce yasalaşan 11. Yargı Paketi’nin ardından hükümet, yeni bir yargı paketi için çalışmalarını başlattı.
SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL Yeni yıldan önce yasalaşan 11. Yargı Paketi’nin ardından hükümet, yeni bir yargı paketi için çalışmalarını başlattı.
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlandığı belirtilen taslakta, aile kurumunun ve toplum yapısının korunmasına yönelik düzenlemelerin yer aldığı ifade edilirken taslak metne göre cinsiyet geçişi için öngörülen yaş sınırının 25’e çıkarılması planlanıyor. Ayrıca “biyolojik cinsiyete aykırı davranış” kapsamında değerlendirilecek fiiller ve mevzuata aykırı şekilde gerçekleştirilen LGBT ameliyatı yapanlar için 7 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
LGBT’yi teşvik ettiği belirtilen kişiler hakkında ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanması düzenlemede yer alıyor. Taslakta ayrıca aynı cinsiyetteki kişilerin nişan veya evlenme töreni düzenlemesine 4 yıla kadar hapis cezası verilmesine ilişkin hüküm bulunduğu belirtiliyor. Öte yandan LGBT’nin dönülmez bir yol olduğunu belirten uzmanlar çıkacak olan yasanın çok doğru bir karar olduğunu ve gençliğimizi korumak için atılacak adımların en başında olduğuna değindi.
Aile kurumunun ve toplum yapısının korunmasını hedefleyen düzenleme ile cinsiyet iptaline getirilecek olan sıkı tedbirlerin toplum düzeni için atılan büyük bir adım olduğunu ifade eden Gazeteci Yazar Özlem Doğan, “Kararın ardından tüm LGBT dernekleri Devleti ve Milleti ‘aklınızdan bile geçirmeyin’ paylaşımı yaparak tehdit etmeye başladı. Kökleri yurtdışına bağlı olan bu dernek ve STK’ların tek amacı aileyi bitirip Müslüman Türk toplumlarının nüfusunu sona erdirmek. Epstein zihniyetine hizmet eden bu sapkınların son dönemde faşizm boyutunu dahi geçen görünürlükleri bir ülke için atom bombasının yarattığı yıkım kadar zararlı. Rusya yasakladı, birçok ülke de kısıtlamalar getiriliyor.
Türkiye de en kısa zamanda LGBT’yi topraklarımızdan söküp atmalı! Çünkü konu nesil devamı ve aile” dedi.
Konuyla ilgili gazetemize konuşan Prof. Dr. Oytun Erbaş ise LGBT’nin en büyük tehlike olduğunu vurguladı. Cinsiyetsizleştirmenin hayat boyu sorunlara sebep olduğuna değinen Erbaş, “LGBT bugün dünyadaki en büyük tehlikedir. Özellikle bizim gibi kendi içinde örfü, adeti olan toplumlarda aileyi parçalamanın temel yoludur. Nedir bu? Bir kadının rahmini alarak onu rahimsiz bırakmak, doğurganlığını yok etmek; erkeğin testislerini çıkararak spermi ortadan kaldırmak. Yani insanı tamamen cinsiyetsiz hale getirmektir. Şunu söylemek istiyorum: Cinsiyet değiştirme ameliyatı olduğunuzda kadından erkeğe ya da erkekten kadına dönüşmüş olmuyorsunuz. Kadından cinsiyetsize, erkekten cinsiyetsize dönüşmüş oluyorsunuz. Sonuçta üreme fonksiyonunuz kalmıyor.
Özellikle bizim gibi kendi içinde örfü, adeti olan toplumlarda aileyi parçalamanın temel yoludur. Nedir bu? Bir kadının rahmini alarak onu rahimsiz bırakmak, doğurganlığını yok etmek; erkeğin testislerini çıkararak spermi ortadan kaldırmak. Yani insanı tamamen cinsiyetsiz hale getirmektir. Şunu söylemek istiyorum: Cinsiyet değiştirme ameliyatı olduğunuzda kadından erkeğe ya da erkekten kadına dönüşmüş olmuyorsunuz. Kadından cinsiyetsize, erkekten cinsiyetsize dönüşmüş oluyorsunuz. Sonuçta üreme fonksiyonunuz kalmıyor.
Bu nedenle LGBT, üremenin durdurulması açısından en büyük tehlikedir. İkinci konu, bir insanın cinsiyetinin yalnızca biyolojik olmadığıdır. Kız ya da erkek doğabilirsiniz; ancak aile tarzı ve yetiştirilme biçimi belirleyicidir. Bir kızı erkek gibi yetiştirirseniz erkeğe, bir erkeği kız gibi yetiştirirseniz kıza dönüşür.
Psikojenik faktör bu yüzden çok önemlidir. LGBT’yi ya da eşcinselliği öven filmler gösterildiğinde çocuğun cinsiyeti otomatik olarak cinsiyetsiz hale gelir. Bu nedenle erkek çocuk için sünnet, saç kesimi, erkek tipi kıyafetler önemlidir. Erkeğin babasının yanında durması, tıraş olması, erkek tipi işler yapması önemlidir. Kadınlar için de aynı şekilde; kadın tipi roller önemlidir. Örneğin bir kız çocuğu bebekle oynamalı, erkek çocuğu arabayla oynamalıdır.
Eğer bunlar küçük yaştan itibaren planlanmazsa toplumun başına LGBT sorunu gelir ve ileride daha büyük sorunlar yaşanır. Ayrıca cinsiyet değiştirme ameliyatlarından sonra hayat boyu hormon kullanımı söz konusudur. Buna bağlı karaciğer, böbrek ve akıl sağlığı sorunları ortaya çıkabilir. Bu durum sadece bireyi değil, aileyi de etkiler. İddialara göre cinsiyet değiştiren kişilerin yüzde 70-80’i beş yıl sonra pişman olmaktadır; ancak geri dönüş mümkün değildir.” İfadelerini kullandı.