Sağlık
Yapılan son epidemiyolojik çalışmalar... Migren neden kadınları hedef alıyor?
Yapılan son çalışmalar migren rahatsızlığı ile ilgili ipuçları veriyor.
Sağlık
Yapılan son çalışmalar migren rahatsızlığı ile ilgili ipuçları veriyor.
Yapılan son çalışmalar migren rahatsızlığı ile ilgili ipuçları veriyor.
Migren şiddetli baş ağrılarının sonucu olarak karşımıza çıkar. Migren bir baş ağrısından çok daha fazlası... Uzmanlara göre ise bu hastalık kadınlarda daha sık görülüyor. Peki bunun nedeni ne?
Dünya genelinde milyonlarca insanı iş göremez hale getiren migren, modern tıp dünyasında yalnızca bir "baş ağrısı" değil, kompleks bir nörolojik bozukluk olarak yeniden tanımlandı.
Yapılan son epidemiyolojik çalışmalar, bu kronik rahatsızlığın cinsiyetler arasında çarpıcı bir uçurum yarattığını gösterdi.
İstatistiksel verilere göre, kadınların yaklaşık yüzde 20'si hayatlarının bir döneminde migrenle mücadele ederken, erkeklerde bu oran yüzde 8 seviyelerinde kaldı.
Uzmanlar, bu belirgin farkın temelinde yatan biyolojik mekanizmaları mercek altına aldı. Özellikle kadınlardaki östrojen hormonu seviyelerindeki ani düşüşlerin, beyindeki ağrı merkezlerini tetiklediği saptandı. Harvard Tıp Fakültesi bünyesinde çalışmalarını yürüten nörolog Dr. Elizabeth Loder, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, kadın beyninin dış uyaranlara karşı daha hassas bir yapıda olduğunu vurguladı.
Loder, "Kadınlardaki vasküler sistem ve sinir ağları, hormonal dalgalanmalarla doğrudan etkileşim içerisindedir. Bu durum, kadınların genetik olarak ağrı eşiğinin düşük olmasından değil, beynin elektriksel aktivitesinin belirli dönemlerde daha 'uyarılabilir' hale gelmesinden kaynaklanmaktadır" şeklinde konuştu.
Yalnızca biyolojik yapı değil, genetik faktörlerin de migrenin yaygınlığında kilit rol oynadığı belirlendi. Danimarka Baş Ağrısı Merkezi'nden Profesör Jes Olesen, migrenin kalıtsal bir zemin üzerinde yükseldiğini ifade etti.
Olesen, yürüttüğü klinik araştırmalarda, beyindeki kan damarlarının genişlemesini kontrol eden genlerin kadınlarda daha aktif bir rol oynadığını kaydetti. Araştırma sonuçları, migrenin sosyo-ekonomik maliyetinin de kadın popülasyonu üzerinde daha ağır bir yük oluşturduğunu kanıtladı. Uzmanlar, uyku düzensizliği, stres ve beslenme alışkanlıklarının bu genetik yatkınlığı perçinlediğine dikkat çekti.
Küresel tıp çevreleri, migrenle mücadelede "tek tip tedavi" yönteminden uzaklaşılması gerektiğini bildirdi. Özellikle kadın hastalarda menstrüel döngülerin ve yaşam tarzı faktörlerinin göz önünde bulundurulduğu özel protokollerin uygulanması gerektiği dile getirildi. Bilim insanları, migrenin bir engel olmaktan çıkarılması için nörolojik araştırmaların derinleştirilmesinin şart olduğunu belirtti.