Daha önce Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) Pazarlama, İletişim ve Paydaş Katılımı Direktörü olarak BM süreçlerine yakından dahil olan Butt ise uluslararası toplumun ortak bir zeminde buluşarak taahhüt ve vaatleri artık somut eylemlere dönüştürme zamanının geldiği konusunda uzlaşması gerektiğini söyledi.
COP süreçlerinde artık eyleme geçilmesi gerektiğine işaret eden Butt, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Paris Anlaşması'nın üzerinden 10 yıl geçti. Önümüzde son 5 yıllık dönem bulunuyor. Yani, artık son aşamaya giriyoruz. Bu dönem değişim yaratmak, dönüştürücü sonuçlar elde etmek ve yalnızca Paris Anlaşması'nda belirlenen hedeflere giden yolda ilerlemekle kalmayıp, aynı zamanda bu hedeflere 2030'a kadar kesin olarak ulaşacağımızdan emin olmak için bir eylem dönemidir. İşte bu nedenle Türkiye'nin liderliği önemli. Türkiye, bir anlamda kuzey ile güneyin kesişim noktasında yer alıyor. Tarihsel olarak da farklı toplumlar ve farklı dünyalar arasında köprü rolü üstlenmiştir. COP31'de de benzer bir rolün hayata geçirilebileceğini düşünüyorum. Türkiye, farklı tarafları aynı zeminde ve aynı masada buluşturarak Paris Anlaşması'nda ortaya konan hedeflere ulaşmamıza yardımcı olacak ortak bir yol haritası üzerinde uzlaşılmasını sağlayabilir."