Akademisyen ve sanat tarihçisi Yasin Saygılı, AA muhabirine, caminin fetih sonrası inşa edildiğini söyledi.
Saygılı, caminin Fatih Sultan Mehmet'in kenti fethettikten sonra yaptırdığını belirterek, "Aynı zamanda da İstanbul'un ilk selatin camisi, ilk külliyesi, ilk eğitim kurumlarının oluştuğu yerdir. Fatih Sultan Mehmet, kenti fethettikten sonra ilk olarak politikası İstanbul'u şenlendirmekti. Yani baştan aşağıya bütün bir şehrin imarı, yeni külliyelerin inşası, paşalara bu tarz külliyelerin yapım emirleri verildi. Fakat en büyük, en önemli külliyeyi Fatih bizzat kendisi, İstanbul'un en önemli yerlerinden biri olan bu alana yaptırdı." diye konuştu.
Fatih'in inşa ettirdiği bu külliyelerdeki medreselerin uzun yüzyıllar boyunca hem İstanbul'a hem de Osmanlı coğrafyasının dört bir yanına ulema, bürokrat ve hukuk insanı yetiştirdiğini aktaran Saygılı, Sahn-ı Seman'ın çevresinde farklı 8 medrese daha bulunduğunu dile getirdi.
Saygılı, Osmanlı mimarisinde, Süleymaniye, Şehzade ve Sultanahmet'te görülen merkezi kubbe anlayışının Fatih Camisi'yle başlayan bir süreç olduğunu kaydederek, "Bu cami, maalesef 1766'daki Büyük İstanbul Depremi'nde büyük bir oranda yıkılır. Sultan III. Mustafa o dönem yerle bir olan İstanbul'u baştan aşağıya tekrar inşa etmek ister. Buna 1767 yılında Mimar Tahir Ağa'nın da katkısıyla birlikte Fatih Camisi ile birlikte başlanır. Bugün günümüzde Fatih Sultan Mehmet'in, Gazi Osman Paşa'nın, o dönemin Osmanlısı ve sonraki dönem bir kısım Cumhuriyet insanının da içinde yer aldığı haziresiyle beraber Fatih Camisi'nin ilim halkalarının hala devam ettiği önemli bir kültür mirası ve külliye olarak günümüzde hizmet vermeye devam etmektedir." diye konuştu.