Sağlık
KBB uzmanı açıkladı: Çocuklarda kulakta sıvı birikimi sessiz ilerleyebilir
KBB uzmanı evlatlarımız için hassas noktayı açıkladı.
Sağlık
KBB uzmanı evlatlarımız için hassas noktayı açıkladı.
KBB uzmanı evlatlarımız için hassas noktayı açıkladı.
Medicana Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Çelik, çocukluk çağında yaygın görülen orta kulakta sıvı birikiminin erken tanı ve düzenli takiple kalıcı sorunlara yol açmadan kontrol altına alınabileceğini belirtti.
Hastaneden yapılan açıklamaya göre, çocukluk çağında kulak hastalıkları en sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alıyor. Özellikle orta kulakta sıvı birikimi (seröz otitis media), çoğu zaman ağrıya yol açmadığı için aileler tarafından geç fark edilebiliyor.
"Kulakta su var" ya da "kulak dolu" şeklinde ifade edilen bu durum, belirgin şikayet oluşturmadan ilerleyerek çocuklarda işitme kaybına neden olabiliyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Op. Dr. Hüseyin Çelik, orta kulakta biriken sıvının kulak zarının titreşimini engelleyerek seslerin iç kulağa yeterince iletilmesini zorlaştırdığını vurgulayarak, bu durumun genellikle hafif ya da orta derecede iletim tipi işitme kaybına yol açtığının altını çizdi.
Çoğu zaman geçici olan bu tablonun, uzun süre devam etmesi durumunda çocukların konuşma sürecini yavaşlatabildiğini, kelime dağarcığının gelişimini etkileyebildiğini ve akademik performansta düşüşe neden olabildiğine dikkati çeken Çelik, "Ayrıca işitme azlığı yaşayan çocuklarda dikkat dağınıklığı, içe kapanma ve iletişim güçlüğü gibi davranışsal değişiklikler de görülebiliyor." ifadesini kullandı.
Çelik, çocuklarda östaki tüpünün erişkinlere göre daha kısa ve yatay yapıda olmasının orta kulağın yeterince havalanmasını zorlaştırdığını belirterek, şunları kaydetti: "Üst solunum yolu enfeksiyonları, sık geçirilen nezle ve grip, geniz eti büyümesi, alerjik hastalıklar ve tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları orta kulakta sıvı birikmesine zemin hazırlayabiliyor. Özellikle kreş ve okul çağındaki çocuklarda enfeksiyonların daha sık görülmesi nedeniyle bu tabloya daha yaygın rastlıyoruz."
Pasif sigara maruziyeti ve kalabalık yaşam ortamlarının da risk faktörleri arasında yer aldığını vurgulayan Çelik, bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmemiş olmasının çocukları bu duruma daha yatkın hale getirdiğini ifade etti.
Çelik, orta kulakta sıvı birikiminin çoğu zaman şiddetli kulak ağrısıyla seyretmediğine, ailelerin bazı önemli işaretlere karşı dikkatli olması gerektiğine değinerek, "Çocuğun televizyonu yüksek sesle izlemesi, sık sık 'duymadım' demesi, ismine geç tepki vermesi, ders başarısında ani düşüş yaşanması ya da konuşma gelişiminde gerilik olması işitme problemi açısından uyarıcı olabilir. Bu tür durumlarda vakit kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
Tanının kulak muayenesi, işitme testleri ve timpanometri gibi basit ve ağrısız yöntemlerle konulabildiğini belirten Çelik, şöyle devam etti: "Her sıvı birikimi cerrahi müdahale gerektirmez. Pek çok çocukta bu durum birkaç ay içinde kendiliğinden düzelebilir. Bu nedenle ilk aşamada yakın takip ve düzenli kontrol öneriyoruz. Ancak sıvının uzun süre devam ettiği, işitme kaybının belirginleştiği veya çocuğun günlük yaşamını ve gelişimini etkilediği durumlarda kulak tüpü uygulaması, geniz eti ameliyatı ya da alerji tedavisi gibi yöntemler gündeme gelebilir. Kulak tüpü uygulaması kısa süren ve genellikle güvenli bir işlem. Uygun hastalarda işitmenin hızla düzeliyor ve çocuğun gelişim süreci olumlu yönde etkileniyor."
Kulakta sıvı birikiminin çocukluk çağında sık görülen ve çoğu zaman geçici bir durum olduğunu belirten Çelik, ancak ihmal edildiğinde işitme kaybı ve gelişimsel sorunlara yol açabileceğinin altını çizdi. Çelik, "Erken tanı, düzenli takip ve doğru zamanda uygulanan tedaviler sayesinde çocukların işitme sağlığını korumak mümkündür. Ailelerin şüpheli belirtileri önemsemesi ve düzenli kontrolleri aksatmaması, çocukların sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.