AKİT MENÜ

Dünya

Ve “süper silah” hamlesi geldi! Hem havayı hem karayı aynı anda vuruyor: Düşman radarları tamamen kör olacak

Güncelleme Tarihi:

ABD Donanması, hem yerdeki hava savunma sistemlerini hem de havadaki erken ihbar uçaklarını (AEW&C) tek bir mühimmatla etkisiz hale getirebilecek AESM füzesi için çalışmaları başlattı. Mevcut sistemlerden daha uzun menzilli ve gelişmiş karşı-karşı tedbir (ECCM) yeteneklerine sahip olması planlanan bu yeni füze, F-35 ve Super Hornet gibi jetlerden ateşlenebilecek.

1

ABD Donanması, hem yerdeki hava savunma sistemlerini hem de havadaki erken ihbar uçaklarını (AEW&C) tek bir mühimmatla etkisiz hale getirebilecek AESM füzesi için çalışmaları başlattı. Mevcut sistemlerden daha uzun menzilli ve gelişmiş karşı-karşı tedbir (ECCM) yeteneklerine sahip olması planlanan bu yeni füze, F-35 ve Super Hornet gibi jetlerden ateşlenebilecek.

2

ABD Donanması, düşman hava savunma ağlarını etkisiz hale getirmek amacıyla radar yayınlarına kilitlenen yeni bir uzun menzilli anti-radyasyon füzesi arayışına girdi. Gelişmiş Emisyon Emici Füze (Advanced Emission Suppression Missile/AESM) olarak adlandırılan bu yeni sistem için istenen kabiliyetler, ABD Donanması’nın halihazırda tedarik sürecinde bulunan AGM-88G AARGM-ER (Advanced Anti-Radiation Guided Missile-Extended Range) ile dikkat çekici benzerlikler taşımakta.

3

Ancak bahse konu füzeler arasında kritik bir fark bulunuyor; AESM’in hem hava hedeflerini hem de yer hedeflerini angaje olabilmesi gerekmekte. Bu sayede donanma, hem havadaki erken ihbar ve kontrol (Airborne Early Warning and Control/AEW&C) uçaklarını hem de yerdeki hava savunma sistemlerini tek bir füze ile vurabilecek.

4

Naval Air Systems Command (NAVAIR), AESM ile ilgili bir sözleşme duyurusu yayımladı. Paylaşıma göre ABD Donanması, mevcut anti-radyasyon füzelerinden daha uzun menzilli mühimmat veya kritik alt sistemler için pazar araştırması yapıyor. Bu kapsamda “All Up Round (AUR)” olarak adlandırılan ve talep edilen AESM füzesinin; en azından F/A-18E/F Super Hornet, EA-18G Growler ve F-35 gibi mevcut savaş uçaklarından ateşlenebilmesi şartı koşuluyor. Ek olarak duyuruda AESM’in, ihtilaflı bölgelerde düşman hava savunmalarını bastırma ve etkisizleştirme kabiliyetini artırmayı hedeflediği belirtiliyor.

5

The War Zone tarafından yapılan habere göre mühimmatın mevcut mühimmat envanterine benzer veya daha gelişmiş yetenekler sunması; özellikle genişletilmiş menzil, gelişmiş hedefleme kabiliyeti ve mevcut/gelecek platformlarla entegrasyon alanlarında üstünlük sağlaması bekleniyor. Bu bağlamda AESM’in, düşmanın chaff, flare, karıştırma (jamming) ve anti-ARM teknikleri gibi karşı tedbirlerine karşı güçlü karşı-karşı tedbir (Electronic Counter-CounterMeasures/ECCM) yeteneklerine sahip olması gerekiyor. Bu da hava-hava rolüne verilen önemin bir başka göstergesi olabilir. Belirli bir menzil değeri verilmemekle birlikte, füzenin görüş ötesi (standoff) mesafelerden hedefleri vurabilmesi gerekiyor. Ayrıca; geniş frekans kapsamasına sahip gelişmiş bir anti-radyasyon arayıcı başlık, modern ve gelişmiş radar sistemlerini hedefleyebilme, GPS/INS tabanlı anti-jamming özellikli hassas güdüm sistemi ve önleyici hedefleme kabiliyeti isteniyor.

6

ABD Donanması ve ABD Hava Kuvvetleri daha önce de hem anti-radyasyon hem de hava-hava kabiliyetlerini birleştiren bir füze geliştirmeye çalışmıştı. Bu bağlamda 2000’li yılların ortasında AGM-88 ve AIM-120 AMRAAM’ın yerine geçmesi planlanan Joint Dual-Role Air Dominance Missile (JDRADM) programı başlatmıştı. Sonrasında bu proje Next Generation Missile (NGM) olarak evrilmiş ancak, NGM programı 2013 yılında yüksek maliyetler nedeniyle sona erdirilmiştir.

7

Paralel yürütülen Triple Target Terminator (T-3) programı ise bir süre daha devam etti. 2017 yılında ortaya çıkan Long Range Engagement Weapon (LREW) programının ise ne kadar ilerlediği ve mevcut durumu bilinmiyor.