AKİT MENÜ

Gündem

Türkiye ve Katar’ın çabaları sonuçsuz kaldı: İki İslam ülkesi birbirine savaş ilan etti! 1893’ten beri bitmeyen ihtilaf

Pakistan ile Afganistan arasında aylardır tırmanan gerilim, karşılıklı saldırıların ardından resmî savaş ilanıyla yeni bir aşamaya geçti. İki ülke sınır hattında süren çatışmaların ardından karşılıklı sert açıklamalar yaptı, diplomatik kanallar etkisini yitirdi ve süreç fiilî çatışmadan açık savaşa evrildi. Taraflar birbirini sınır ihlali, militan barındırma ve egemenlik ihlaliyle suçladı.

1

Pakistan ile Afganistan arasında aylardır tırmanan gerilim, karşılıklı saldırıların ardından resmî savaş ilanıyla yeni bir aşamaya geçti. İki ülke sınır hattında süren çatışmaların ardından karşılıklı sert açıklamalar yaptı, diplomatik kanallar etkisini yitirdi ve süreç fiilî çatışmadan açık savaşa evrildi. Taraflar birbirini sınır ihlali, militan barındırma ve egemenlik ihlaliyle suçladı.

2

Gerilimin kökeni ise yalnızca son haftalardaki saldırılara dayanmadı. Krizin temelinde, 1893’te Britanya döneminde çizilen ve Afganistan’ın resmî olarak tanımadığı Durand Hattı yer aldı. Bu sınır hattı boyunca yaşayan aşiret yapısı, güvenlik boşlukları ve silahlı grupların hareketliliği, iki ülke arasında kalıcı bir istikrarsızlık zemini oluşturdu. Özellikle son yıllarda sınır ötesi militan faaliyetlerinin artması, hava saldırıları ve misillemelerle birlikte tansiyonu yükseltti.

3

Son aşamada yapılan açıklamalarla birlikte çatışmalar “açık savaş” olarak tanımlandı. Bölgedeki askeri hareketlilik artarken, uluslararası toplum taraflara itidal çağrısında bulundu. İşte iki ülkeyi bu noktaya getiren sürecin detayları…

4

TARİHÎ SINIR İHTİLAFI – DURAND HATTI MESELESİ // Pakistan ile Afganistan arasındaki sınırın statüsü, iki ülkenin ilişkilerindeki en eski kırılma noktası. 1893’te Britanya Hindistanı döneminde çizilen “Durand Hattı” haritası Pakistan’ın resmi sınırı sayılırken, Afgan tarafı bunu hiçbir zaman resmî şekilde tanımadı. Bu, sadece çizgisel bir sınır tartışması değil; sınır boyunca yaşayan Peştun aşiretleri ve sosyal bağlar nedeniyle fiilen kabul görmeyen bir ayrışmaya yol açtı. Her iki taraf da bu sınırın sınır mı yoksa ayrılmamış etnik alan mı olduğu konusunda sert siyasi pozisyon alıyor. Bu tarihsel sapma, yer yer diplomatik gerilimleri ve silahlı çatışmaları sürekli kılıyor.

5

TTP UNSURLARININ SINIR ÖTESİ FAALİYETLERİ// Pakistan’ın güvenlik gündemini 2021’den beri en çok meşgul eden husus, Tehreek-e-Taliban Pakistan (TTP) adlı örgütün Afganistan topraklarında yeniden örgütlenmesi oldu. Afganistan’da Taliban yönetimi ile ideolojik bağları olan TTP, Pakistan’da askeri ve polis hedeflerine saldırılar düzenleyerek büyük kayıplara neden oldu. Pakistan, bu örgütün Afgan topraklarını güvenli üs olarak kullandığını iddia etti ve gerilimi artıran kaynaklardan biri haline geldi.

6

MİLİTAN SALDIRILARININ ARTIŞI – GÜVENLİK KRİZİ// 2026 başında Pakistan’ın kuzeybatı bölgelerinde, özellikle Bajaur ve Khyber Pakhtunkhwa gibi sınır bölgelerinde TTP ve bağlı örgütlerin saldırılarında ciddi artış görüldü. Bunun en somut örneği, 16 Şubat’ta Bajaur’da düzenlenen bir intihar bombalı saldırı sonucunda güvenlik güçleri ve sivillerin ölmesi oldu; Pakistan bunu TTP’nin Afganistan’daki mevzilerinden planladığı bir eylem olarak değerlendirdi ve yine Afganistan bu saldırının dolaylı sorumlusu olarak nitelendi.

7

PAKİSTAN’IN SINIR ÖTESİ HAVA OPERASYONLARI// Türkiye ve Katar’ın arabuluculuğuyla sağlanan ateşkesler ve diplomatik çabalar, yıl boyunca gerilimleri soğutmaya çalıştı. Ancak Pakistan, Afganistan’daki TTP ve örgüte bağlantılı ISKP kamplarını hedef alan hava bombardımanları düzenledi. 22 ve 26 Şubat 2026’de, Nangarhar ve Paktika eyaletlerine yönelik bu hava saldırılarında Pakistan, hem militan hem de sivil hedeflerin vurulduğunu söyledi; bu hamle Afgan tarafında tepkiye neden oldu çünkü çok sayıda sivil Pakistan saldırılarında hayatını kaybetti. Afganistan İslam Emirliği bu hava saldırılarını egemenliğe aykırı bir “sınır ihlali” ve uluslararası hukuka aykırı eylem olarak nitelendirdi.

8

KARŞILIKLI MİSİLLEMELER VE SINIR ÇATIŞMALARI// Pakistan’ın hava saldırılarından hemen sonra Afganistan’ın Taliban yöneticileri, sınır ötesi saldırılara karşılık vermeye başladı. 26 Şubat’ta Taliban güçlerinin Pakistan sınır karakollarına saldırdığı ve ağır silahlarla çatışmaların çıktığı bildirildi. Her iki taraf da birbirinin askerî hedeflerini vurduğunu ve karşılıklı kayıplar olduğunu açıkladı. Bu, diplomatik kanallardan ziyade askeri adımların öne çıktığı bir sürece dönüşüyordu.

9

“BU AÇIK SAVAŞ”// 27 Şubat 2026’da Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, resmi açıklama yaparak Pakistan’ın sabrının tükendiğini ve artık “açık savaş” halinde olduklarını duyurdu. Bu ifade, Pakistan yönetiminin diplomasi yollarını kapadığını ve resmî bir savaş başlattığının ilanı oldu. Asif, Afganistan’ı TTP ile bağlantılı militanları barındırmakla suçlarken, Taliban rejimini Hindistan’ın bir vekil güçleriyle işbirliği içinde olmakla itham etti.

10

AFGANİSTAN’IN KARŞI İDDİALARI VE ÇATIŞMANIN SERTLEŞMESİ// Taliban yetkilileri Pakistan’ın hava saldırılarını ve sınır ötesi operasyonlarını sert şekilde eleştirdi, bu tür harekâtları “sivillere ve askeri hedeflere haksız saldırı” olarak nitelendirdi ve karşı saldırılarına devam edeceklerini belirtti. Kabil, ayrıca Pakistan’ın saldırı politikalarını Afgan halkına yönelik düşmanca uygulamalar olarak sundu. Bu karşılıklı suçlamalar, çatışmanın diplomasi bağlamından çıkarak doğrudan fiili cephe hattına döndüğünün en net göstergelerinden biri oldu.

11

ULUSLARARASI VE BÖLGESEL AKTÖRLERİN ROLÜ// Uzun süredir bölgede etkin olan aktörler bu krizi dış politika ve jeopolitik denklemler içinde değerlendiriyorlar. Hindistan, Çin, ABD ve Körfez ülkeleri gibi bölgesel aktörlerin Afganistan ve Pakistan politikaları bu çatışmanın diplomasi arenasındaki yansımalarını etkiliyor. Pakistan resmi olarak Afganistan’ı Hindistan’ın vekil güçlerini barındırmakla suçladı; bu iddialar çatışmanın yerel sınır ötesi sorunlardan öte bir bölgesel stratejik çatışmaya dönüşme riskini taşıyor.

13

ATEŞKES ÇABALARININ ÇÖKÜŞÜ// 2025’te Katar ve Türkiye gibi arabulucuların yürüttüğü ateşkes girişimleri bazı dönemlerde sınırlı bir sakinleşme sağlamış olsa da, bu etkinlikler sürdürülebilir olmadı. Sınırdaki militan saldırılar, hükümetler arası güvensizlik ve askeri operasyonların sürekliliği, bu ateşkes çabalarının kalıcı bir barış zemini kurmasını engelledi. Bu, her iki tarafın da güvenlik kaygılarını askeri araçlarla çözme eğilimini güçlendirdi.

14

SİVİLLER VE BÖLGESEL İSTİKRAR ÜZERİNDEKİ ETKİLER// Çatışmaların siviller üzerindeki sonuçları da hızla dramatikleşti; özellikle hava saldırıları ve sınır çatışmaları sivil yerleşimlere zarar verdi, muhacir akışlarını tetikledi ve insani durumu daha da kırılgan hâle getirdi. Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kurumlar, taraflara insani hukuka saygı çağrısında bulundu. Bu durum, hem bölgenin istikrarını hem de komşu ülkelerle ilişkileri karmaşıklaştırdı.

15

SAVAŞTA SON DURUM// Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, operasyonlarda Afgan tarafından 133 kişinin öldüğünü, 200'den fazla kişinin de yaralandığını öne sürdü. Afganistan yönetimi Sözcü Yardımcısı Hamdullah Fıtrat ise misilleme operasyonlarında 55 Pakistan askerinin öldüğünü, 23 askerin cesedinin ve çok sayıda silahın ele geçirildiğini iddia etti. Operasyonlarda 27 mevziinin imha edildiğini, 9 noktanın da ele geçirildiğini iddia eden Pakistan cephesi, iki kolordu ve üç tugay karargahı dahil birçok mevzi ile 80'den fazla araç ve silah imha edildiğini ifade etti. Pakistan ordusuna ait bir karargah ve 19 kontrol noktasının ele geçirildiğini söyleyen Afganistan cephesi ise, Durand Hattı boyunca Pakistan’a ait askeri tesislere yönelik kapsamlı operasyonların başlatıldığını bildirdi.