Axios’a konuşan Trump yönetimindeki yetkililer, uranyum stokunun ele geçirilmesinin ötesinde, İran’ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının gerçekleştirilen ve Basra Körfezi’nde çok stratejik bir konumda bulunan Hark Adası’nın ele geçirilmesi konusunda da görüşmeler yapıldığını belirtti. İran ekonomisi için “can damarı” niteliğinde olan ada, küresel enerji piyasaları ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliği açısından kritik bir öneme sahip. Adadaki terminalin devre dışı kalması İran’ın döviz gelirini neredeyse tamamen keseceği anlamına gelirken uzmanlara göre önceki gece enerji altyapısını hedef alan saldırılar düşünüldüğünde saldırı sonrası Tahran’a ağır bir fatura bırakmak hedeflerden biri olarak öne çıkıyor. Bu senaryoda amaç rejim kalsa da gitse de geride istikrarsızlık üreten bir İran bırakmak olabilir. İsrail’in muhalefet lideri Yapir Lapid de önceki gün yaptığı bir paylaşımda “İsrail, İran’ın Hark Adası’ndaki tüm petrol yataklarını ve enerji endüstrisini yok etmelidir. Bu, İran ekonomisini çökertecek ve rejimi devirecektir” demişti.