“SESSİZ KALINAN TRAJEDİLER VE MASKELİ VİCDANLAR “
Küresel sistemin iki yüzlülüğü, en somut haliyle Epstein alçaklığı gibi skandallarda ortaya çıkmaktadır. Kadın hakları adına en yüksek perdeden konuşanların, bu iğrenç istismar ağları karşısında tek bir cümle bile kuramamaları, gizledikleri sahte ve karanlık yüzlerini bir kez daha ifşa etmiştir.Aynı "seçici öfke", Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na düzenlenen saldırıda 160’tan fazla küçük kız çocuğunun hayatını kaybetmesi karşısında da derin bir sessizliğe bürünmüştür.
Yıllarca Gazze’de, Doğu Türkistan’da Sudan’da kadımların yaşadıkları işkence ve acılar üzerinden kaydedilen elim hatıralar kadına yönelik ayrımcı bakışın tipik örnekliğidir..
Tarihin ve uluslararası hukukun en sarsıcı paradokslarından biri savaş, soykırım ve sistematik baskı altında özgün trajedileri olan kadınların göz ardı edilmesidir..
Bu durum adece bir ihmal değil, aynı zamanda kolektif hafızanın kasıtlı bir şekilde eksik bırakılmasıdır. uluslararası adaletin evrensel değil, konjonktürel olduğunu kanıtlar.
“EŞİTLİĞİN ÖTESİNDE: ADALET VE FITRAT”
Kadınları adil bir değerlendirmenin konusu kılacak bakış açısı, meseleyi sadece mekanik bir eşitlik temelinde ele almayıp fıtrat ve adaleti gözeterek yaklaşmaktır..
8 Mart’ın tarihsel kökeni, işçi kadınların can verdiği bir yangın ve ağır bedellerle ödenmiş bir hak arayışıdır. Bu anlamlı günü, kadının hukukuna ve emeğine dair somut bir iyileştirme sunmayan sıradan bir "anma ritüeline" veya tüketim kıskacına hapsetmek, verilen mücadeleye ve yaşanan hatıraya haksızlıktır.
“DÜNYAYI AVUÇLARINDA TAŞIYANLARIN HİKAYESİ “
Gerçek kadının hikayesi, dünyayı avuçlarında taşıyan, dokunduğu her mekanı bir yuvaya, her çabayı bir sanata dönüştüren kadınların hikayesidir.
Kadınların ışığı üzerine hiçbir ideolojik veya ticari gölgenin düşmediği bir gelecek, ancak kadının fıtratına ve onuruna sahip çıkarak inşa edilebilir.
Jin, Jiyan, azadî sloganları ile kadın emeğini örgütlediğini iddia edenler, belediyelerde çalışan yüzlerle kadın emekçiyi işinden ederek, onları çadırlarda hak aramaya iterek kadına yönelik politikalarındaki istismar ve iki yüzlülüğü de not ediyoruz.
Mücadelenin zarafetle, emeğin umutla harmanlandığı tüm emek sahiplerine ve güzel yarınların inşa edicilerine selam olsun.”