Deniz şöyle devam etti:
"Petrol üreticisi ve ihracatçısı konumunda olan ABD için artan fiyatlar, bir yandan ekonomik bir denge unsuru olsa da Amerikalı tüketici tabanı için önemli kalemlerden biri olan akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki baskısı söz konusu. Benzin fiyatlarının şubat ayındaki ortalama 2,90 dolar seviyesinden 3,63 dolara yükselmesi, Fed tarafında temkinli yaklaşımı beraberinde getirebilir. Swap piyasalarında Fed’e yönelik faiz indirimi beklentileri, eylül ayına ötelenmiş durumda."
Enerji şokunun, özellikle enerjide dışa bağımlı Avro Bölgesi açısından önemli bir makroekonomik belirsizlik olduğuna dikkati çeken Deniz, daha önce 2022 yılında devreye alınan fakat fiilen işlemeyen fiyat tavan uygulaması ve doğal gaz sübvansiyonlarının artan doğal gaz fiyatları sonrası yeniden gündeme geldiğini ifade etti.
Deniz, Avrupa'da ECB'nin 2026 yılı enflasyon tahminlerinde Brent petrolün 62,50 dolar, doğal gazın ise 29,6 avro/megavat saat olacağı varsayımına dayandığını kaydederek, şunları dile getirdi:
"Güncel piyasa koşullarında tahminlerin aşılması, ECB tarafında ihtiyatlı yaklaşımı beraberinde getirebilir. Swap piyasalarına baktığımızda ECB'den mart ayı faiz kararında pas geçmesine kesin gözüyle bakılırken temmuz ayına kadar iki faiz artışı fiyatlamaların içerisine girdi. Diğer yandan artan enflasyon beklentileri, Avrupa devlet tahvillerini olumsuz etkileyerek getirilerin yükselmesini de beraberinde getirmekte. Faiz artırım beklentilerinin yeniden gündeme gelmesi, Avrupa ekonomisi için durgunluk ihtimalini de güçlendirmektedir."