Gündem
Tefekkürden laikçi kemalist partizana: İlber Ortaylı nasıl zehirlendi? Egoistti! Parayı, yemeyi, içmeyi, gezmeyi severdi!
Önceki gün tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden tarihçi İlber Ortaylı ile bir dönem yakından çalışan tarihçi Mustafa Armagan’ın Ortaylı’yı anlatan ‘Ortaylı’yı nasıl bilirdim’ başlıklı dikkat çeken yazısı şöyle: Tarihçi İlber Ortaylı 79 yaşında vefat etti. Kendisini özellikle 1996-2004 yıllarında epeyce yakından tanıma imkânı buldum. Mostar Köprüsü’nün açılışına beraberce katıldık, St. Petersburg-Moskova ve Kiev’de beraberdik. Hatta Petersburg’daki Tatar Camii’nde namaz kıldığımızı hatırlıyorum 2000 yılında. Yurt içi ve dışında çok sayıda toplantıya ve Kanal 7’de Süleyman Çobanoğlu’nun moderatörlük yaptığı bir tv programına beraberce iştirak ettik. Kitaplarını yayınladım, söyleşiler yaptım, söyleşilerini ve yazılarını kitaplar halinde topladım ve ilk çok satan kitaplarını ben yayına hazırladım. Önsözlerinde bana teşekkür etmiştir, vs. İlber Ortaylı henüz akademik camia dışında fazla tanınmayan biriyken söylediklerini önemsemiş ve özellikle Osmanlı ve Sultan 2. Abdülhamid hakkındaki hükümlerinin ülkemizdeki tarih kültürünün geniş kitlelere nakledilmesindeki öneme dikkat çekerek söyleşiler yapmıştım. Bunlardan biri yayın yönetmeni olduğum İzlenim dergisinin Temmuz-Ağustos 1996 tarihli 35-36. sayılarında “Efsane ve sloganlar arasında bir tarih…” başlığıyla neşredilmişti (s. 49-52). Bakın o söyleşide neler demiş: