AKİT MENÜ

Dünya

İran Savaşı'nın tek galibi Rusya mı?

Güncelleme Tarihi:

İran merkezli savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı sarsıntı, Rusya için kısa vadeli ekonomik kazançlar doğururken Moskova’nın İran’ı koruyamaması Ortadoğu’daki stratejik konumuna zarar verebilir.

2

İran merkezli savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı sarsıntı, Rusya için kısa vadeli ekonomik kazançlar doğururken Moskova’nın İran’ı koruyamaması Ortadoğu’daki stratejik konumuna zarar verebilir.

3

İran çevresinde tırmanan savaşın küresel etkileri tartışılırken birçok analist, bu çatışmanın en önemli dolaylı kazananlarından birinin Rusya olabileceğini öne sürüyor. Wall Street Journal’da yer alan değerlendirmeler de Moskova’nın savaşın ekonomik sonuçlarından önemli ölçüde fayda sağladığı görüşünü destekliyor. Analist Nicole Grajewski bu tabloyu Rusya açısından “taktiksel bir kazanç” olarak nitelendiriyor. Bunun temel nedeni, savaşın küresel enerji piyasasında yarattığı sert dalgalanma.

4

Savaşın ardından dünya petrol fiyatlarında dikkat çekici bir yükseliş yaşandı. Brent petrolünün varil fiyatı ocak ayında yaklaşık 60 dolar seviyesindeyken mart ortasında 103 doların üzerine çıktı. Bu yükselişin arkasındaki en büyük faktör, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki riskin artması oldu. Aynı boğaz aynı zamanda dünya sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin de yaklaşık yüzde 20’sini taşıyor. Katar’ın Ras Laffan LNG tesisinin İran’a ait insansız hava araçlarının saldırısına uğramasının ardından geçici olarak kapatılması, Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının yaklaşık yüzde 50 artmasına yol açtı.

5

Enerji fiyatlarındaki bu yükseliş, Rus ekonomisi için önemli bir rahatlama sağladı. Rusya’nın Ural karışımı ham petrolünün fiyatı aralık ayında varil başına 40 doların altındayken mart ortasında 89 dolara kadar yükseldi. Daha önce Çin ve Hindistan’a yapılan yüksek indirimler de büyük ölçüde azaldı. Bir dönem varil başına 25 dolara kadar çıkan indirimler yaklaşık 4–5 dolar seviyesine geriledi. Aynı dönemde Amerika Birleşik Devletleri’nin Hint rafinerilerinin Rus ham petrolü satın almasına yönelik yasağı geçici olarak askıya alması da Moskova’nın enerji ihracatı açısından önemli bir avantaj yarattı.

6

Enerji gelirlerindeki artış Rusya için kritik bir zamanda geldi. Durağan ekonomik büyüme ve düşük petrol fiyatları nedeniyle Rusya’nın petrol ve doğalgaz gelirleri ocak ayında yaklaşık 5 milyar dolara kadar düşmüş, federal bütçe aynı ayda 21 milyar dolarlık açık vermişti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş Moskova’nın kasasına aylık yaklaşık 3 ila 4 milyar dolar ek gelir sağlayabilir. Bu durum Rus hükümetinin planladığı bazı bütçe kesintilerini ertelemesine de imkân tanıdı.

7

Savaşın Moskova’ya sağladığı bir diğer dolaylı avantaj ise Amerika Birleşik Devletleri’nin askeri kaynaklarını yeniden yönlendirmesi oldu. Washington yönetimi füze ve hava savunma sistemlerinin önemli bir bölümünü Basra Körfezi’ndeki operasyonlara ayırmak zorunda kaldı. Bu gelişme, Ukrayna’nın aldığı bazı askeri desteklerin azalabileceği yönünde değerlendirmelere yol açtı. ABD’nin yaklaşık 22 bin füze stokuna sahip olduğu ve İran savaşının ilk günlerinde yaklaşık 2 bin füzenin kullanıldığına dair raporlar bu endişeleri artırdı.

8

Buna rağmen Ukrayna sahasında savaş tamamen Rusya lehine dönmüş değil. Ukrayna ordusu son haftalarda Donbas bölgesinde bazı alanları geri almayı başardı. Ayrıca mart ayının başında Malta yakınlarında 50 milyon dolar değerinde LNG taşıyan bir Rus tankerinin insansız hava araçlarıyla batırılması dikkat çeken bir gelişme oldu.

9

Moskova ile Tahran arasındaki ilişkiler son yıllarda ciddi şekilde derinleşmişti. Rusya 2024 yılında İran’ın BRICS grubuna katılmasına destek verdi, İran’ın vekil örgütleri Hamas ve Husilerin temsilcilerini Moskova’da ağırladı ve 2025 yılında Tahran ile stratejik ortaklık anlaşması imzaladı. Financial Times’ın haberine göre Rusya’nın İran’ın nükleer programında görev alan bazı bilim insanlarıyla da iş birliği yürüttüğü iddia edildi. Bununla birlikte Rusya artık İran’dan insansız hava aracı tedarik etmek zorunda değil. Tataristan’daki Alabuga tesisinde Şahed tipi insansız hava araçlarının seri üretimi yapılmaya başlandı.

10

Ancak tüm bu yakın ilişkilere rağmen Rusya’nın ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına karşı Tahran’ı savunmak için ciddi bir adım atmaması dikkat çekti. Moskova’nın bu pasif tutumu, Ortadoğu’daki etkisi ve güvenilirliği açısından soru işaretleri yarattı. İran’a yapılan ağır saldırılar, Rusya’nın bölgedeki prestijine ve özgüvenine ciddi bir darbe olarak yorumlandı.

11

Rusya içinde de bu gelişmelerin yarattığı şaşkınlık dikkat çekiyor. Bazı Rus televizyon programlarında yorumcular ABD’nin askeri gücüne hayranlıkla karışık bir endişe dile getirdi. Milliyetçi çevrelerde yer alan bazı yorumcular Rusya’nın Ukrayna savaşında çıkmaza girdiğini ve Washington’un küresel ölçekte giderek daha agresif bir strateji izlediğini savundu. Kremlin’e yakın Moskovsky Komsomolets gazetesi ise ABD’nin Rusya’nın müttefiklerini birer birer etkisiz hale getirdiğini yazdı. Sonuç olarak İran savaşı Rusya için karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş Moskova’ya önemli ekonomik kazançlar sağlarken, İran’ın savunmasız kalması Rusya’nın Ortadoğu’daki stratejik konumuna ve diplomatik prestijine zarar verebilir. Bu nedenle birçok analist, Rusya’nın bu savaştan tamamen galip çıkmadığını, ancak kısa vadede önemli ekonomik avantajlar elde ettiğini düşünüyor. Haber Kaynağı: The National Interest - Peter Rutland