Sağlık
Yatmadan önce ekrana bakıyorsanız dikkat! Mavi ışığın yaşamımızdaki etkileri...
Yatmadan önce ekrana bakanlar için uzman isimden çok çarpıcı açıklamalar geldi.
Sağlık
Yatmadan önce ekrana bakanlar için uzman isimden çok çarpıcı açıklamalar geldi.
Yatmadan önce ekrana bakanlar için uzman isimden çok çarpıcı açıklamalar geldi.
Dijital iletişim araçları nedeniyle mavi ışığa maruz kalma süremiz iyice arttı. Led ışıklar, telefonlar, bilgisayarlar, tabletler; okulda, işte, evde, her yerde yanı başımızda. Peki, zararlarının ne kadar farkındayız?
Mavi ışık en çok da göz sağlığını olumsuz etkiliyor. Ama gözler için riskli olduğu kadar uykuya rahat bir geçişi de zorlaştırıyor. Tüm bunların farkında olsak da buna ne kadar dur diyebiliyoruz. Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Şevki Arslan, mavi ışığın yaşamımızdaki etkileri ve bu zararlı etkilerden korunma yollarını anlattı.
Güneşin hem görünen hem de görünmeyen ışınlar içerdiğini söyleyen Prof. Dr. Arslan, "Mavi ışığın göz sağlığı üzerindeki etkileriyle ilgili kesin ve net bilimsel çalışmalar olmasa da bu konuda çeşitli öngörüler ve şüpheler mevcut. Dijital ekranlar; bilgisayarlar, telefonlar, tabletler sadece mavi ışık yaymakla kalmaz, aynı zamanda uzun süreli ekran kullanımı ve yanlış duruş gibi faktörler de sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle ekrana bakma mesafesi, bakma süresi ve boyun duruşu gibi unsurlar, iskelet sistemi üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir" dedi.
Mavi ışığın uykudan ruh haline kadar her şeyi bozduğunu söyleyen Prof. Dr. Arslan, şunlara dikkat çekti: "Güneş ışığı, melatonin hormonunu etkileyerek, uyku-uyanıklık döngüsünü düzenler. Gündüz saatlerinde güneş ışığı, melatonin salgısını baskılar ve bizlerin uyanık kalmasını sağlar. Akşam ise güneş battığında, melatonin salgılanmaya başlar ve uykuya geçiş başlar. Gündüz melatonin baskılanırken, akşam arttığı için uykuya geçiş kolaylaşır. Eskiden, dijital ekranlar olmadan uyku düzeni doğal olarak sağlanıyordu. Ancak günümüzde televizyon, bilgisayar ve telefonlardan yayılan mavi ışık, sirkadiyen ritmi bozarak, uyku sorunlarına yol açıyor. Uyku eksikliği fiziksel ve psikolojik sağlık üzerinde olumsuz etkilere sebep olur. Enerji düşer, ruh hali bozulur ve zihinsel performans azalır. Bunların yanı sıra vücudun yenilenememesine ve dinlenmeden bir sonraki güne başlanmasına neden olur. Bu nedenle, dijital ekranların kullanımına dikkat edilmelidir." Uykudan en az 3-4 saat önce televizyon, bilgisayar ve telefondan uzak durulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Arslan, "Çok zorunlu hallerde birkaç dakikalığına bakılabilir, ama sürekli ekranın başında kalacak şekilde, yatıncaya kadar dijital ekranlarla ilgilenmek doğru değildir. Hiçbir şekilde kişi doğal uykuya geçemez. Bu sefer devreye uyku ilaçları veya rahatlatıcı birtakım çaylar girer. Bunlar da uykuya doğal geçişi sağlayan faktörler değildir. Örneğin gece 23.00 - 24.00 gibi yatılacaksa, dijital ekran kullanımını gece 21.00 - 22.00 gibi bırakmak lazım" dedi. EKRAN KULLANIMINI SINIRLAYIN Uzun süreli ekran kullanımının, göz sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğini söyleyen Prof. Dr. Arslan, "Bilgisayara genellikle40-60 cm mesafeden bakılır. Bu da gözün sürekli zoom yapma refleksine neden olur. Mavi ışığa uzun süreli maruz kalmak ve dijital ekranları yanlış kullanmak, hem göz sağlığı hem de genel sağlık üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Bu yüzden, ekran kullanım sürelerinin sınırlanması ve doğru mesafede kullanılması büyük önem taşır" dedi. Çocuklar gibi aşırı dijital ekran kullanımına daha duyarlı kişilerde bu etkilerin daha belirgin hale gelebildiğini söyleyen Prof. Dr. Arslan, şu uyarılarda bulundu: "Ailelerin çocukları dijital ekranlarla oyalama çabaları, gelişimsel olarak son derece zararlıdır. 0-2 yaş arası çocukların ekranlardan uzak tutulması, göz sağlığı ve genel gelişimleri için kritik önem taşır. 2-5 yaş arasındaki çocuklar için günlük 40 dakika ile 1 saat arasında ekran süresi önerilir. Sağlıklı bir uyku düzeni için ekran süresinin sınırlanması ve mavi ışığa maruz kalmanın azaltılması önerilmektedir. Ayrıca, çocuğun dikkat, öğrenme süreçlerinde zorluk ve odaklanma becerilerini olumsuz etkiler."