AKİT MENÜ

Teknoloji-Bilişim

ABD bilimsel araştırmada eriyor! Liderliği rakibine kaptırıyor

Güncelleme Tarihi:

Çin’in hızla artan Ar-Ge yatırımları, ABD’nin bilimsel liderliğini tehdit ediyor. Veriler, küresel araştırma gücünün önümüzdeki yıllarda el değiştirebileceğine işaret ediyor.

2

Çin’in hızla artan Ar-Ge yatırımları, ABD’nin bilimsel liderliğini tehdit ediyor. Veriler, küresel araştırma gücünün önümüzdeki yıllarda el değiştirebileceğine işaret ediyor.

3

Küresel bilim ve teknoloji yarışında kartlar yeniden dağıtılıyor. Uzun yıllardır araştırma ve inovasyonun merkezi konumunda olan ABD, Çin’in agresif Ar-Ge yatırımları karşısında avantajını kaybetme riskiyle karşı karşıya.

4

Uzmanlara göre bu dönüşüm, yalnızca ekonomik değil, jeopolitik dengeleri de doğrudan etkileyecek.

5

Verilere göre Çin’in kamu Ar-Ge harcamaları son 10 yılda yüzde 90 artarak 133 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde ABD’deki artış yalnızca yüzde 12 seviyesinde kaldı ve toplam harcama 155 milyar dolar oldu. Aradaki fark hâlâ ABD lehine olsa da büyüme hızları Çin’in kısa sürede liderliği ele geçirebileceğini gösteriyor.

6

Araştırmacılar, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde Çin’in 2027 ile 2029 yılları arasında dünyanın en büyük kamu araştırma fonlayıcısı olacağını öngörüyor.

7

Çin yönetiminin 2026–2030 döneminde Ar-Ge harcamalarını her yıl en az yüzde 7 artırma planı ise bu süreci daha da hızlandırabilir.

8

Bilimsel yayın performansında da Çin’in yükselişi dikkat çekiyor. Nature Index verilerine göre Çin’in bilimsel katkısının 2026’ya kadar ABD’nin iki katına ulaşabileceği değerlendiriliyor.

9

Bu durum, küresel bilim üretiminin ağırlık merkezinin doğuya kaydığını gösteriyor.

10

Temel araştırma alanında ise ABD üstünlüğünü koruyor. 2023 itibarıyla ABD’nin bu alandaki harcaması 120 milyar dolar seviyesindeyken Çin’de bu rakam 53 milyar dolar civarında.

11

Ancak Çin’in bu alandaki büyüme hızının yüksek olması, uzun vadede bu farkın kapanabileceğine işaret ediyor.

12

Uzmanlar, bilimsel liderliğin yalnızca harcama miktarıyla belirlenmediğini vurguluyor.

13

Üniversite-sanayi iş birlikleri, inovasyon ekosisteminin verimliliği ve araştırma altyapısı gibi faktörler de belirleyici rol oynuyor. Bu noktada ABD’nin hâlâ güçlü bir yapıya sahip olduğu ifade ediliyor.

14

Buna rağmen artan yatırımlar ve büyüyen bilimsel üretim kapasitesi, önümüzdeki yıllarda teknolojik inovasyonun merkezinin Çin’e kayabileceğine işaret ediyor.

15

Bu dönüşüm, yapay zekâdan uzay teknolojilerine kadar birçok kritik alanda küresel rekabetin seyrini değiştirebilir. Haber Kaynağı: Nature