AKİT MENÜ

Gündem

Suriye Türkmenleri Anadilde Eğitim, Medya Gücü ve Siyasi Temsil Hakkına Sahip Olmalıdır

Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, Suriye’deki Türkmenlerin haklarına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Yazıcı, Suriye’de yıllardır devam eden iç savaşın yalnızca şehirleri değil, kimlikleri, dilleri ve kültürel mirası da derinden tahrip ettiğini belirterek, bu yıkımın en hassas mağdurlarından birinin Suriye Türkmenleri olduğunu vurguladı.

2

Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, Suriye’deki Türkmenlerin haklarına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Yazıcı, Suriye’de yıllardır devam eden iç savaşın yalnızca şehirleri değil, kimlikleri, dilleri ve kültürel mirası da derinden tahrip ettiğini belirterek, bu yıkımın en hassas mağdurlarından birinin Suriye Türkmenleri olduğunu vurguladı.

3

Türkmenlerin asırlardır bu topraklarda yaşayan asli unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Yazıcı, buna rağmen uzun yıllar boyunca hem siyasi hem de kültürel anlamda ihmal edildiklerini, çoğu zaman ise görmezden gelindiklerini ifade etti. Gelinen noktada bu durumun artık sürdürülemez olduğunu belirten Yazıcı, “Bu tabloyu değiştirmek bir tercih değil, açık bir zorunluluktur” dedi.

4

Yazıcı, Suriye Türkmenlerinin en temel haklarından birinin anadilde eğitim olduğunu belirterek, bir toplumun kimliğini koruyabilmesinin ancak kendi dilini öğrenmesi ve gelecek nesillere aktarabilmesiyle mümkün olacağını dile getirdi. Anadilde eğitimin sadece pedagojik bir ihtiyaç değil, aynı zamanda evrensel bir insan hakkı olduğunun altını çizen Yazıcı, Türkmen çocuklarının Türkçe eğitim almasının hem akademik başarıyı artıracağını hem de kültürel aidiyeti güçlendireceğini ifade etti.

5

Eğitimin tek başına yeterli olmadığını da vurgulayan Yazıcı, güçlü bir medya varlığının önemine dikkat çekti. Türkmenlerin kendi dillerinde yayın yapan televizyon, radyo, haber ajansı ve dijital platformlara sahip olması gerektiğini belirten Yazıcı, bunun hem toplumsal iletişimi güçlendireceğini hem de uluslararası kamuoyuna doğru ve etkili bir anlatım imkânı sağlayacağını söyledi. “Medya gücü olmayan bir toplumun sesi kısık kalır, haklı davası duyulmaz” ifadelerini kullandı.

6

Türkmenlerin yalnızca bir etnik grup olmadığını, aynı zamanda Suriye’nin birliğini savunan ve bölgesel istikrara katkı sunan önemli bir unsur olduğunu dile getiren Yazıcı, bu nedenle Türkmenlerin güçlendirilmesinin Suriye’nin geleceği açısından kritik olduğunu kaydetti.

7

Açıklamasında önemli bir noktaya daha değinen Yazıcı, Suriye Türkmenlerinin Suriye Meclisi’nde güçlü ve etkin bir temsil hakkına sahip olması gerektiğini belirterek, siyasi temsilin kalıcı çözümün ana unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Türkmenlerin karar alma mekanizmalarında yer almasının, hem haklarının korunması hem de ülkenin demokratik yapısının güçlenmesi açısından hayati önemde olduğunu söyledi. Yazıcı ayrıca Türkiye’de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına da açık bir çağrıda bulunarak, Suriye Türkmenlerinin kurumsal çatısı olan Suriye Türkmen Meclisi’ne ve Meclis Başkanı Abdurrahman Mustafa’ya daha güçlü ve sürdürülebilir destek verilmesi gerektiğini vurguladı. Bu desteğin hem siyasi temsilin güçlenmesine hem de Türkmenlerin uluslararası alanda daha etkin bir şekilde varlık göstermesine katkı sağlayacağını belirtti.

8

Uluslararası hukuk ve insan hakları normlarının bu talepleri açıkça desteklediğini vurgulayan Yazıcı, eğitimde fırsat eşitliği, kültürel hakların korunması ve ifade özgürlüğünün Türkmenlerin anadilde eğitim, medya ve siyasi temsil hakkını meşru kıldığını belirtti. Başta Türkiye olmak üzere uluslararası aktörlere çağrıda bulunan Yazıcı, bu konuda daha aktif ve yapıcı bir rol üstlenilmesi gerektiğini ifade etti.

9

Yazıcı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Suriye Türkmenlerinin anadilde eğitim hakkına kavuşması, güçlü bir medya altyapısına sahip olması ve Suriye Meclisi’nde hak ettiği temsili elde etmesi; sadece bir topluluğun talebi değil, adaletin, eşitliğin ve insan haklarının gereğidir. Türkmenlerin sesi güçlendikçe, Suriye’nin geleceği daha sağlam temellere oturacaktır.”