AKİT MENÜ

Dünya

Atina’nın Libya çıkmazına Türkiye’den “MİT” cevabı! Yunan basını, “Gölgelerinden kurtulamadık, hasar artık geri dönülemez” diyerek itiraf etti

Güncelleme Tarihi:

Yunanistan’ın Libya’da Türkiye’yi devre dışı bırakmak amacıyla Hafter ile yürüttüğü gizli pazarlıklar, Yunan medyasında büyük bir hezimet olarak nitelendirildi. Skai gazetesi ve uzmanlar, MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Bingazi ziyareti ve Türk donanmasının bölgedeki varlığı karşısında Atina’nın "oyun kurucu" olma şansını kaybettiğini açıkça yazdı.

1

Yunanistan’ın Libya’da Türkiye’yi devre dışı bırakmak amacıyla Hafter ile yürüttüğü gizli pazarlıklar, Yunan medyasında büyük bir hezimet olarak nitelendirildi. Skai gazetesi ve uzmanlar, MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Bingazi ziyareti ve Türk donanmasının bölgedeki varlığı karşısında Atina’nın "oyun kurucu" olma şansını kaybettiğini açıkça yazdı.

2

Yunanistan’ın en önemli yayın organlarından Skai, Atina'nın Doğu Akdeniz'de içine düştüğü "Türkiye kıskacını" manşetine taşıdı. Atina'nın 2009-2010 yıllarında Libya ile sınır belirleme fırsatını kaçırdığı, bu boşluğun ise 2019'da Ankara-Trablus hattında imzalanan tarihi mutabakatla doldurulduğu belirten gazete, Gerapetritis’in ziyaretini Türkiye'ye bağladı. Yunan basını, "Atina, Hafter üzerinden Türkiye’ye karşı bir koz elde etmeyi planlarken Ankara’nın sessiz ve derinden yürüttüğü diplomasi, Atina’nın planlarını suya düşürdü. MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın daha önce Bingazi’ye gerçekleştirdiği tarihi ziyaret ve TCG Kınalıada’nın liman ziyareti, Türkiye’nin artık Libya’nın sadece batısında değil, doğusunda da "oyun kurucu" olduğunu gösteriyor.

3

Hafter yönetiminin 2019 tarihli Türk-Libya anlaşmasını onaylamaya hazırlandığı yönündeki bilgiler, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nda "kırmızı alarm" verilmesine neden oldu. Erdoğan'a özenen Miçotakis yönetimi kazanç sağlamak amaçlı uluslararası alanda tanınan Trablus hükümeti ile doğudaki Temsilciler Meclisi'ne bağlı Halife Hafter arasında mekik dokumak istiyor" dedi.

4

Yunan diplomatik kaynaklarına dayandırılan bilgilerde,1 Nisan’da Trablus’ta yapılacak teknik görüşmelerden net bir sonuç beklenmediği açıkça ifade edildi. Yunan basını, Trablus hükümetinin her masaya oturuşunda Türk-Libya mutabakatını "dolaylı bir temel" olarak sunduğunu, bunun da Atina tarafından kategorik olarak reddedildiğini yazdı. Atina, bölgedeki varlığını ispatlamak için Bingazi’de yeni başkonsolosluk binasını açtı. 1 Nisan’daki teknik görüşmelere ilişkin Libya’daki diplomatik kaynaklar Ülkedeki hiçbir yapının, Türkiye’nin sunduğu 'savunma sanayii ve güvenlik' garantilerinden vazgeçerek Yunanistan’ın yanına çekilemeyeceğini iletti.

5

Öte yandan Yunan analist Stefanos Nikolaidis’in de aktardığına göre, Atina’nın Hafter ile flört etmesinin arkasındaki asıl neden, Trablus üzerinde bir baskı aracı oluşturmak ve Türkiye'nin argümanlarını zayıflatmak. Yunan yazar şunları aktardı: "Hafter ile kurulan ekonomik ve diplomatik temasların asıl nedeni, Libya'da istikrarlı bir yapı kurulana kadar sürecek 'geçiş sürecindeki belirsizliklere' uyum sağlama çabası. Libya Parlamentosu'nun Türk-Libya mutabakatını muhtemel olarak tanımasını engellemek için iki tarafla da görüşmeler devam edecek. Eğer Atina harekete geçmezse, bu durum Türkiye'nin hukuki ve siyasi argümanlarını önemli ölçüde güçlendirerek Yunanistan'ın hareket alanını daraltacaktır."

9

Öte yandan Yunanistan Dışişleri Bakanı'nın Halife Hafter ile görüşmesi, Atina’da yeni bir krize neden oldu. Yunan uzman Sotiris Roussos, uluslararası toplumun tanımadığı bir "savaş ağasının" resmi sıfatla ziyaret edilmesini sert dille eleştirerek, "Yunanistan’ın ne Hafter ne de Trablus üzerinde hiçbir ağırlığı yoktur. Türkiye-Libya anlaşmasıyla verilen hasar artık geri dönülemez" itirafında bulundu. Roussos, "Bir ülkenin Dışişleri Bakanı, başka bir ülkenin ayrılmış bir bölgesine resmi ziyaret gerçekleştirmez. BM ve AB’nin tanıdığı hükümet Trablus’tadır. Hafter’in hangi sıfatı var ki resmi makamla karşılanıyor?" sorusunu sorarak hükümeti köşeye sıkıştırdı.

10

Yunanistan’ın Libya iç savaşının sonucuna etki edebilecek bir gücü olmadığını belirten Roussos, Atina’nın stratejik yalnızlığı hakkında şöyle konuştu: "Rusya, Türkiye ve Mısır’ın aksine Yunanistan’ın sahada hiçbir etkisi yoktur. AB içinde bile Türkiye-Libya anlaşmasına karşı ortak bir cephe oluşturmayı başaramadık. Donanmamızı liman muhafızına çevirdik ama sonuç alamadık. Türkiye-Libya anlaşması maalesef geri dönüşü olmayan bir hasardır. Mevcut dış politika bunu tersine çevirmeye yetmez; Atina şu anda sadece kayıpları bir nebze de olsa yönetmeye çalışıyor."