Dünya
İran tetikleyici olacak! ABD'nin korkulu rüyası daha erken gelebilir
Savunma uzmanı Jack Buckby’e göre İran savaşı, Çin’in H-20 hayalet bombardıman uçağı programını hızlandırabilir. Modern savaşta gizli uçakların rolü yeniden kanıtlandı.
Dünya
Savunma uzmanı Jack Buckby’e göre İran savaşı, Çin’in H-20 hayalet bombardıman uçağı programını hızlandırabilir. Modern savaşta gizli uçakların rolü yeniden kanıtlandı.
Savunma uzmanı Jack Buckby’e göre İran savaşı, Çin’in H-20 hayalet bombardıman uçağı programını hızlandırabilir. Modern savaşta gizli uçakların rolü yeniden kanıtlandı.
ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarında kullandığı hayalet bombardıman uçakları, modern hava savaşının yönünü bir kez daha gösterdi. Bu uçaklar, ağır korunan hedeflere uzun menzilden sızarak kritik askeri altyapıyı vurdu.
Çin, ABD’nin yürüttüğü hava operasyonlarını detaylı şekilde analiz ediyor. Uzmanlara göre Pekin, özellikle gizli uçakların hava savunma sistemlerini aşmadaki başarısını dikkatle inceliyor.
Xian H-20, Çin’in uzun süredir geliştirdiği H-20 hayalet bombardıman uçağı, bu süreçten doğrudan etkilenebilir. Analize göre İran’daki savaş, programın hızlandırılması için güçlü bir motivasyon oluşturuyor.
İran çatışması, şu gerçeği net şekilde ortaya koydu. Savaşlar artık havada başlıyor ve ilk dalgada gizli uçaklar kullanılırken hava savunma sistemleri baskılanıyor. Bu model, Irak ve Afganistan operasyonlarında da uygulanmıştı.
Çin hava kuvvetleri hızla modernleşse de hâlâ tam operasyonel bir stratejik hayalet bombardıman uçağına sahip değil. Mevcut Xian H-6 platformu, modern tehditlere karşı sınırlı kalıyor. H-20 ise bu açığı kapatmayı hedefliyor.
Uzman tahminlerine göre H-20; 8.500 km+ menzil, 10 ton üzeri mühimmat kapasitesi ve nükleer ve konvansiyonel görev yeteneği gibi özelliklere sahip olacak.
Northrop Grumman B-21 Raider gibi yeni nesil Amerikan sistemleri, Çin’i daha hızlı hareket etmeye zorluyor. H-20’nin devreye girmesi, özellikle Pasifik bölgesinde güç dengesini değiştirebilir.
Uzmanlara göre İran savaşı, sadece bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda küresel askeri dönüşümün laboratuvarı niteliğinde.
Bu süreç, Çin başta olmak üzere birçok ülkenin savunma projelerini hızlandırmasına yol açabilir. Haber Kaynağı: Jack Buckby - The National Security Journal