Saatçilik mesleğinin teknolojiye yenik düştüğünü ifade eden Yardımcı, "Deprem gecesi saat birde yatmıştık, dört buçukta uyandık. Evimiz yıkıldı. O yıkımdan sonra bir sene boyunca aşırı zorluklarla mücadele eden çok az kişi kaldı. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Bu işi yapacak kişi, her şeyden önce sabırlı olacak. Gözleri keskin, elleri düzgün olacak. İnsan bir tozu bile görmeli. Eğer o tozu görmezsen, o incecik dişliler arasına bir şey kaçtığı vakit o saati iki üç defa söküp takmak zorunda kalırsın. Eskiden işler çok iyiydi; gece on ikilere kadar saat tamir ederdik. Bilirsiniz, eskiden o meşhur saatler vardı; otomatik, korumalı mekanizmalar. Ama şimdi her şey dijital üzerine, çip üzerine kurulu. Mesleği bırakmamın asıl sebebi, bulunduğumuz yerdeki kiraların çok pahalanmasıydı. Bir yandan Çin malı saatler çıktı, bir yandan telefonlar hayatımıza girdi. Telefonlar çıkınca hem çalar saat vazifesi gördü hem de saati gösterdi; haliyle mesleğimiz zayıfladı. Yine de söylüyorum; bu işte en büyük kural sabırdır. Sabırlı değilsen bu işi yapamazsın" diye konuştu.