Türk dünyasının birlikteliğinde dil ve kültürün temel unsur olduğuna dikkat çeken Ersoy, geçmişte bu bağların zayıflatılmasına yönelik girişimlere değindi. Ortak değerlerin korunmasının önemine işaret eden Ersoy, şunları söyledi: “Bizi bize yabancılaştırmak için 100 yılı aşkın süredir hangi yol ve yöntemleri denediklerini, uyguladıklarını hepimiz biliyoruz. Bir olduğumuzu, ayrı değil aynı olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze, inancımıza, gelenek ve göreneklerimize saldırdılar. Bu değerlere göre yaşamamızı engellemek için zulmettiler. Eğitim adı altında çocuklarımızı aslî kimliklerini inkâr etmeye şartladılar. Bütün bunların başarıya ulaşması için de bizi hepsinden bir anda koparabilecek en özgün değerimize yani dilimize pranga vurmak istediler.”
Bilim insanlarından sanatçılara uzanan köklü bir birikimin gelecek kuşaklara aktarılmasının bir sorumluluk olduğunu da dile getiren Ersoy, bu mirasın yeni nesillere aktarılmasıyla Türk dünyasının ortak değerler etrafında daha güçlü bir şekilde buluşacağını ifade etti. Türk Dil Kurumunun önemli bir çalışmaya imza attığını belirten Ersoy, konuşmasının sonunda, projede emeği geçenlere teşekkür ederek Ziya Gökalp’in fikir mirasına katkı sunan isimleri saygı ve minnetle andı.