Abdullah Gül: “Türk liderliği, ülkeyi çatışmanın dışında tutmayı başardı. Bu ilk hedef, doğru bir jeopolitik konumlandırma ile bölgesel ortaklar ve Washington ile dengeli bir diplomasi ve diyalog sayesinde gerçekleştirildi. İkinci hedef, güneyimizde barışın tesisi. Ankara sorumlu bir tutum sergilemiş olup, savaşın sona ermesi ve ‘bölgesel sahiplik’ (regional ownership) oluşturulması çabalarına katkıda bulunmaktadır. Böyle bir diplomatik çaba, özellikle Başkan Trump’ın savaştan çıkış yolu aradığı bir dönemde Washington tarafından takdir ediliyor. Bu, İran’daki Amerikan operasyonunu onayladığımız anlamına gelmez. Türk hükümet yetkilileri İran’a yönelik saldırıyı eleştirdiler. Türkiye’deki NATO askeri varlıkları, bu harekatın savaş operasyonlarında kullanılmıyor. Bu duruş nettir. Şu an için ABD konusunda çoğu müttefikiyle benzer bir görüş ayrılığı yaşanıyor. Türkiye’nin bölgedeki bir ülke olarak duruşunun Washington için anlaşılır olduğuna inanıyorum.”