STRASAM Direktörü Emekli Hava Tuğgeneral Hüseyin Fazla ise, Türkiye, bir yandan NATO’nun erken uyarı ve savunma mimarisine entegre bir ülke olarak öne çıktığını, diğer yandan da İran, Irak, Suriye ve Doğu Akdeniz hattında büyüyen çok katmanlı kriz kuşağının tam ortasında bulunduğunu belirtirken; "Bu tablo, Türkiye’yi yalnızca coğrafi olarak yakın bir ülke haline getirmiyor; aynı zamanda askeri planlama, lojistik devamlılık, bölgesel caydırıcılık ve siyasi denge bakımından da kritik bir eşik ülkeye dönüştürüyor. Ankara açısından asıl soru, krizin Türkiye’yi etkileyip etkilemeyeceği değil, bu genişleyen savaş mimarisinin Türkiye’yi hangi düzeyde içine çekeceği" diyor.
haberglobal'e göre, öte yandan yapılan son stratejik analizlerde Irak halkasındaki son denkleme de dikkat çekiliyor. Sahadan gelen veriler, Irak’ın artık savaşın uzaktan izleyen pasif coğrafyası olmadığını, baskının yayıldığı ve sertleştiği tampon alanlardan birine dönüştüğünü gösteriyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni ise mevcut tabloyu yorumlarken, "Irak’ın kuzeyi, Türkiye bakımından sadece komşu bir coğrafya değil; sınır güvenliği, terörle mücadele, enerji taşımacılığı ve yeni bölgesel ticaret hatları açısından doğrudan ulusal güvenlik alanının içinde yer alıyor” ifadelerini kullanıyor.