Geleneksel el sanatları, renkli boncuklardan yapılan takılar ve köye ilgi duyan turistler sayesinde kendi ekonomilerini yarattılar. Elde edilen gelir, hem köyün ihtiyaçlarını karşılıyor hem de kadınların kimseye muhtaç olmadan yaşamasına olanak tanıyor.
Bu kadınlar köyünde elbette çocuklar da var. Kız çocukları bu güvenli ve dayanışma odaklı ortamda büyüyerek sistemin bir parçası oluyor. Erkek çocuklarına ise belirli bir yaşa gelene kadar köyde kalma izni veriliyor. Büyüdüklerinde eğitimleri veya hayatlarını kurmaları için dış dünyaya uğurlanıyorlar. Bu döngü, köyün katı ama kendi içinde tutarlı yapısını korumasını sağlıyor.
Ataerkil Samburu kültürünün ortasında sadece kadınlardan oluşan bağımsız bir köy kurmak kolay olmadı. Başlangıçta kurucu kadınlar çok ciddi tehditler aldı ve dışlandı. Fakat onlar geri adım atmadı. Umoja, bugün sadece Kenya'da değil, tüm dünyada kadın hakları ve direnişinin en önemli simgelerinden biri haline geldi. Bu cesur kadınların hikayesi, umutsuzluktan nasıl yepyeni bir hayat filizlenebileceğini hepimize gösteriyor.