Bu ağırlık artışı sebebiyle uçuş güvenliği gereği ticari yük kapasitesi (kargo) ciddi şekilde daralıyor. Bu durum, önemli miktarda bir kargo yükünün hangarlarda kalması anlamına geliyor. Yanı sıra uçağın fazladan taşıdığı her 1 ton yakıtı varış noktasına ulaştırabilmek için saat başına yüzde 3-4 fazla yakıt harcadığı hesaplanıyor. Yaklaşık 3,5 saatlik bir İstanbul-Londra seferinde 8 tonluk ekstra yük, sefer başına 1 tona yakın yakıtın sadece bu ağırlığı taşımak için israf edilmesine yol açıyor. Ayrıca, uçağın ağırlık ve denge ayarlarını koruyabilmek amacıyla, yolcu kabinindeki bazı koltukların satışa kapatılması veya boş bırakılması operasyonel bir zorunluluk haline gelebiliyor. Havayolu şirketlerinin yakıtı, kargo ve yolcu bagajına tercih etmesiyle birlikte ticari gönderilerin ardından yolcu valizlerinin de ‘operasyonel öncelik’ nedeniyle geride bırakılması riski doğurabiliyor.