Uysal, Çin'in NTE hakimiyetinin ticari avantajın ötesinde jeopolitik bir kaldıraç oluşturduğunu vurgulayarak, ülkede geçen yıl devreye alınan ihracat kontrollerinin kısa vadeli aksamalara yol açmasının küresel ekonomi açısından yapısal bir kırılganlığı ortaya koyduğunu belirtti.
Bu kapsamda durumun sadece enerji güvenliği değil, "enerji dönüşümünün güvenliği" meselesi olduğuna da değinen Uysal, şunları kaydetti:
"NTE yer kabuğunda sanıldığının aksine oldukça yaygın olup yalnızca Çin'de değil, Türkiye dahil dünyanın birçok bölgesinde önemli kaynaklar bulunmaktadır. Sorun, 'kaynak' eksikliğinden ziyade, bu kaynakları ekonomik olarak işletilebilir rezervlere dönüştürebilecek ve yüksek çevresel maliyet içeren ayrıştırma süreçlerini gerçekleştirebilecek teknolojik altyapının sınırlı olmasıdır. Çin'in bu alandaki hakimiyeti coğrafi bir avantajdan çok, 1980'lerden bu yana uyguladığı ve 'Made in China 2025' stratejisiyle güçlendirdiği uzun vadeli devlet politikalarının sonucudur. Dolayısıyla dünya, insan eliyle yaratılmış bu tekeli yine insan eliyle, doğru stratejiler, yüksek teknoloji yatırımları, uluslararası işbirlikleri ve akılcı politikalarla aşabilir."