Gündem
KİK Genel Sekreteri El-Budeyvi tüm dünyaya duyurdu: Hürmüz baskı aracı olarak kullanılamaz mesajı
KİK Genel Sekreteri El-Budeyvi çok net konuştu.
Gündem
KİK Genel Sekreteri El-Budeyvi çok net konuştu.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, Hürmüz Boğazı'nın açık ve güvenli bir uluslararası su yolu olarak kalması gerektiğini, burayı siyasi ve ekonomik baskı aracı olarak kullanma girişimlerinin kabul edilemeyeceğini söyledi.
El-Budeyvi, Brüksel'de Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi toplantısında konuştu.
Genel Sekreter, "Körfez bölgesi, İran’ın süregelen tırmanışı ve saldırganlığının bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrar için doğrudan tehdit oluşturduğu, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına yönelik ciddi bir meydan okumanın yaşandığı kritik bir süreçten geçmektedir." ifadelerini kullandı.
Tahran yönetiminin "KİK üyesi ülkelerin kendi topraklarının İran’a karşı askeri operasyonlar için kullanılmasına izin vermeyeceklerine dair güvence vermesine rağmen saldırılar düzenlediğini" belirten El-Budeyvi, bu saldırıların sivil ve ekonomik tesisleri hedef aldığını, can kayıpları ve yaralanmalara yol açtığını kaydetti.
El-Budeyvi, KİK’in bu saldırıları güçlü şekilde kınadığını vurgulayarak ihlallerin kararlı ve sorumlu şekilde ele alınmaması halinde uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Uluslararası topluma çağrıda bulunan El-Budeyvi, "Bu nedenle uluslararası toplum istikrarı desteklemek ve gerilimi azaltmak için daha güçlü ve etkili bir rol üstlenmelidir." dedi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin de uluslararası barış ve güvenliğin korunması konusundaki sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini ifade eden Genel Sekreter, Avrupa ülkelerinin BM Güvenlik Konseyi ve İnsan Hakları Konseyi kararlarına verdiği desteği memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. El-Budeyvi, saldırıların Körfez ülkelerinde ciddi insani, çevresel ve ekonomik sonuçlar doğurduğunu, yaklaşık 10 milyon çocuğun temel eğitimden mahrum kaldığını, birçok projenin durdurulduğunu ve özellikle ailelerini destekleyen yabancı işçilerin olumsuz etkilendiğini aktardı.
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel tarımı da etkilediğine işaret eden Genel Sekreter El-Budeyvi, bunun, dünya gübre üretiminin yaklaşık yüzde 30’unu etkileyebileceğini ve küresel piyasalar açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini, enerji arzı ve ticaret zincirlerinde de aksamalara yol açtığını kaydetti.
El-Budeyvi, "Hürmüz Boğazı açık ve güvenli bir uluslararası su yolu olarak kalmalıdır. Güç kullanarak yeni bir gerçeklik dayatma veya burayı siyasi ve ekonomik baskı aracı olarak kullanma girişimleri kabul edilemez." değerlendirmesini yaptı.
Parlamentolar arası iş birliğinin de önemine dikkati çeken El-Budeyvi, AP ile KİK arasında yeni bir mekanizma kurulmasına yönelik teklifin paylaşıldığını ve bunun en kısa sürede hayata geçirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Genel Sekreter, "Körfez bölgesinin istikrarı yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel ekonomi, tedarik zincirleri ve enerji güvenliği gibi alanlar dahil olmak üzere küresel istikrarı da doğrudan etkilemektedir." değerlendirmesinde bulundu.