Sumak kültürü, özellikle Türk ve Orta Doğu mutfaklarında binlerce yıldır süregelirken sumaklı soğan salatası, özellikle kebapların yanına çok yakşıyor. Sumak antioksidan, antiinflamatuar ve antimikrobiyal özelliklere sahiptir. Oksidatif hasara karşı vücudu korur, metabolik süreci destek olur, sindirimi kolaylaştırır, ve kas ağrılarını hafifletir. Kan şekerini dengelemeye de yardım eden sumak kalp sağlığı için destekçidir. Sumak, ekşi ve buruk tadıyla salatalar (özellikle soğan), kebaplar, yoğurtlu mezeler, humus, dolmalar ve mantı gibi yemeklere ferahlatıcı bir lezzet katar. Türkiye'de yaygın olarak kullanılan bu bitki, binlerce yıldır şifa kaynağı olarak kabul ediliyor. Osmanlı saray mutfağının gözdesi olan sumak, tarih boyunca hem lezzet hem de şifa kaynağı olarak kullanıldı. Osmanlı saray mutfağının gözdesi olan sumak, tarih boyunca hem lezzet hem de şifa kaynağı olarak kullanıldı. Osmanlı padişahları, yemeklerinin yanında ve seferlerde yanlarında sumak taşırdı. Osmanlı döneminde sumak suyu, hem mutfak kültüründe lezzet verici hem de geleneksel tıpta şifa kaynağı olarak kullanılan önemli bir içecekti. Özellikle padişahların ve saray çevresinin sağlığını korumak, toksinlerden arınmak ve sindirimi düzenlemek amacıyla tercih ettiği doğal bir yöntem olarak bilinir