AKİT MENÜ

Gündem

E-muhtıranın üzerinden 19 yıl geçti... Yine avuçlarını yalayacaklar!

SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL Bugün; Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen 27 Nisan e-muhtırasının 19. yıldönümü. Kamu kurumlarının vesayet artıklarından temizlendiği, ekonomik kalkınma hamlelerini peşi sıra geldiği, sağlık, ulaşım ve alt yapı sistemlerine devasa yatırımların yapılmaya başlandığı, hak ve hürriyetlerin önündeki engellerin kaldırıldığı bir dönemde iktidara parmak sallamaya heves eden cuntacılar, o dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dik duruşuyla derslerini almıştı.

3

“Eşi başörtülü birisinin cumhurbaşkanı olamayacağı” yönündeki söylemler, demokratik seçim sürecini tartışmalı hale getirmeye yönelik bir baskı aracı olarak öne çıktı.

4

Bildiride yer alan “laikliğe bağlılık” vurgusu ve “sözde değil özde” ifadeleri, seçilmiş hükümete yönelik bir ültimatom olarak yorumlandı. Bu durum, geçmişte yaşanan askeri müdahalelerin dijital çağdaki bir uzantısı olarak nitelendirildi ve “e-muhtıra” kavramını siyasi literatüre kazandırdı.

5

Öte yandan AK Parti Milletvekili Dr. Hasan Arslan 27 Nisan e-muhtırasının 19. Yıl dönümünde sosyal medya hesabından paylaşımlarda bulundu.

6

Cunta ve manda özlemiyle yanıp tutuşanlara yüklenen Dr. Arslan, “Darbe ve muhtıra heveslileri hangi kapıyı çalarsa çalsın, hangi yabancı başkentten icazet beklerse beklesin; yine avuçlarını yalayacaklar!” dedi.

7

Türk demokrasisinin geçmişte yaşadığı müdahale girişimlerine dikkat çeken Dr. Arslan, “Tam 19 yıl önce bugünlerde, Türk demokrasisi yine bir “gece yarısı” karanlığına hapsedilmek istendi.

8

28 Şubat’ın o soğuk nefesini tarihe gömdüğümüz gibi, 27 Nisan e-muhtırasını da milletimizin sarsılmaz iradesiyle tarihin tozlu raflarına hapsettik! Zihniyet hiç değişmedi, sadece yöntem değiştirdi: Dün kendi ordusundan, askeri vesayetten medet umup hükümete “sopa” gösterenler; Meclis’in iradesini “367” oyunlarıyla kilitlemeye çalışanlar; Bugün rotayı şaşırmış, Türkiye düşmanı odakların kapısında destek dilenir hale gelmişlerdir.

9

Dün namluların gölgesinden güç alanlar, bugün farklı kanallardan, yabancı başkentlerden medet umarak bu ülkenin istikrarına göz dikiyorlar. Ama şunu unutuyorlar: Bu aziz millet, vesayetin her türlüsünü 15 Temmuz’da meydanlarda, sandıkta ise ferasetiyle çoktan tasfiye etmiştir. Darbe ve muhtıra heveslileri hangi kapıyı çalarsa çalsın, hangi yabancı başkentten icazet beklerse beklesin; yine avuçlarını yalayacaklar!

10

Biz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; engellere, kumpaslara ve dış destekli oyunlara rağmen “Büyük ve Güçlü Türkiye” hedefimizden bir milim sapmadık. Vesayet bitti, milletin sözü devri başladı. Elhamdülillah!” ifadelerini kullandı.