Ekonomi
Almanya Türkiye'ye muhtaç kaldı: Gemiler peş peşe yola çıktı
Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması sonrası Brezilya'nın ardından Almanya da Türkiye'nin kapısını çalmak zorunda kaldı. Alman gemileri peş peşe Türk limanlarına yanaşmaya başladı.
Ekonomi
Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması sonrası Brezilya'nın ardından Almanya da Türkiye'nin kapısını çalmak zorunda kaldı. Alman gemileri peş peşe Türk limanlarına yanaşmaya başladı.
Brezilya’nın Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı’ndaki çatışma risklerinden dolayı et ve süt ürünlerinde Türk limanlarını hub olarak kullanma kararı almasının ardından bir hamle de Almanya’dan geldi.
Aynı kaygılardan körfez pazarına ulaşamayan Alman ihracatçılar, Türkiye’yi “ana koridor” ilan ederek sevkiyatlarını Mersin üzerinden denize ve Suriye üzerinden de karayoluna kaydırdı.
Ortadoğu’da tırmanan gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın ticari gemi geçişlerine fiilen kapanması, Avrupa sanayisinin devlerini radikal kararlar almaya itti. Yılda yaklaşık 25 milyar avroluk ticaret hacmine sahip olan Alman otomotiv, kimya ve makine üreticileri, deniz yolu rutinlerini terk ederek Türkiye ve Suriye üzerinden geçen kara yolu koridoruna yöneldi.
Çatışmalar nedeniyle denizcilik sektöründe sigorta primlerinin fahiş oranlarda artması ve gemilerin rotalarını değiştirmek zorunda kalması, geleneksel deniz yollarını kullanılamaz hale getirdi. Lojistik uzmanları, Kızıldeniz ve Cidde üzerinden denenen alternatiflerin maliyetleri yüzde 400 artırdığını belirtiyor. Bu noktada Türkiye’nin stratejik konumu, Avrupa ile Ortadoğu arasındaki tek güvenli bağ olarak öne çıkıyor.
Lojistik sektörünün önemli isimlerinden Roland Lojistik İş Geliştirme Müdürü Okba Shech Ahmad, Ankara’nın sunduğu altyapının bu operasyonlar için “vazgeçilmez” olduğunu vurguladı. Ahmad, Şam üzerinden Körfez ülkelerine (Suudi Arabistan, BAE, Katar) ulaşan tüm operasyonların, tamamen istikrarlı bir Türk transit altyapısına bağlı olduğunun altını çizdi.
Şirketler, maliyeti düşürmek için “çok modlu” (multimodal) çözümlere odaklanmış durumda. Şu an uygulanan en popüler model; malların deniz yoluyla Mersin Limanı’na getirilmesi, buradan tırlara yüklenerek Suriye otoyolları üzerinden Ürdün ve Suudi Arabistan’a ulaştırılması esasına dayanıyor.
Derda Lojistik’ten Hans-Ulrich Dicke, krizin uzamasının Alman sanayisi için “yıkıcı” olabileceği konusunda uyardı. Özellikle ilaç ve gıda gibi hızlı tüketim mallarında sevkiyat döngüsünün kırılmasının stok krizine yol açacağını belirten Dicke, “Körfez pazarına garantili erişim olmazsa, üretim taahhütlerimizi sürdürmemiz imkansız hale gelir” dedi.
KAYNAK: HABERDENİZDE