AKİT MENÜ

Teknoloji-Bilişim

Bu uçağı parayla bile almak mümkün değil: Türkiye HAVA SOJ'larından haber var

Güncelleme Tarihi:

Savunma Sanayii Araştırmacısı Ahmet Alemdar, Türkiye'nin elektronik harp uçağı olan HAVA SOJ'la ilgili dikkat çeken açıkamalarda bulundu.

2

Türk savunma sanayii yeni ve son derece stratejik işlerle adını duyurmaya devam edecek. Bu kapsamda yakın zamanda sıkça duyacağımız imza projelerden biri de HAVA SOJ. Aselsan ve TUSAŞ başta olmak üzere çok sayıda yerli firmanın katkı sunduğu bu çalışmada bir hayli yol katedildi.

3

Yakın zaman önce gerçekleştirilen test uçuşları başarıyla tamamlandı. Peki HAVA SOJ uçakları ne işe yarar, neden bu kadar önemli? Türkiye bu uçaklar envantere girdiğinde hangi yeteneklere kavuşacak? Bu soruların cevabını ve daha fazlasını Savunma Sanayii Araştırmacısı Ahmet Alemdar, TRT Haber'den Sertaç Aksna'a konuştu.

4

Alemdar önce kelime anlamıyla konuya giriyor. HAVA SOJ terimindeki SOJ’un ‘Stand-Off Jammer’ yani ‘uzaktan karıştırma’, HAVA SOJ'un ise 'havadan uzaktan karıştırma' anlamına geldiğini belirtiyor. HAVA-SOJ da adından anlaşılacağı üzere düşmanın müdahale edebileceği riskli alanlardan uzakta görevini icra edebilen platformlar için kullanılıyor.

5

Bu uçakların çok ciddi donanımları olduğunu ve haliyle son derece spesifik rolleri üstlenebildiğini kaydediyor Alemdar. Türkiye’nin daha önce bu derece gelişmiş kabiliyetlere sahip bir özel görev uçağı olmadığının altını çiziyor ve “Proje başladıktan sonra çeşitli ambargolar ve çetrefilli süreçler görmüştük. Ancak günün sonunda hizmete almaya hazırlanıyor. HAVA SOJ’a sadece bir uçak olarak bakmamak lazım. Kullanılan sistemlerin, yazılımların ve yer destek unsurların hepsiyle bir ekosistemi temsil ediyor. Bunları satın alabilmeniz çok zor. Eğer size tüm bu teknolojileri verecek bir ülke bulsanız bile o zaman da çok ama çok ciddi bütçeler ayırmanız gerek.” diyor.

6

Bu noktada uçakla ilgili bazı detayları da paylaşıyor Alemdar. Sistem için askeri kargo uçağı yerine Bombardier Global 6000 tipi sivil iş jetlerinin tercih edildiğini söylüyor. Dünyada da genelde bu şekilde tercih edilmesinin sebebini “Yüksek irtifalara ve hızlara daha kısa sürede ulaşabiliyor. Ayrıca uzun süreler havada kalabiliyor.” cümleleriyle özetliyor. Ancak bu uçaklarının dönüşümlerinin de hayli zorlu olduğunun altını çiziyor ve devam ediyor:

7

“Gerek tasarımsal gerekse donatımlardan ortaya çıkan mühendislik problemlerini çözmeniz gerekiyor. HAVA SOJ’un bütünleşik bir elektronik harp görev uçağı. Yani hem elektronik destek hem de elektronik taarruz görevleri tek bir uçakta olacak. Elektronik destek görev ekipmanları ile uzaktan hasımların radar, muhabere gibi sistemlerinin dinlenmesi, takip edilmesi sağlanacak. Elektronik taarruz görev ekipmanları ile bahse konu hasım sistemlerinin karıştırılması, aldatılması mümkün olacak. Sonuçta kabiliyetleri köreltilmiş düşman hava sahasında dost unsurlar güvenli bir şekilde görev yapabilecek. Tüm bunlar diğer dost hava savunma, elektronik harp gibi unsurlarla birleşince çok önemli bir güç çarpanı haline gelecek.”

8

Ahmet Alemdar’a göre Türkiye, HAVA SOJ ile düşmanın gözünü kör, kulaklarını sağır ve iletişimden yoksun bir hale getirebilecek. HAVA SOJ’un barış zamanında caydırıcılık sağlarken savaş zamanında ‘oyun değiştirici bir güç’ olacağına değiniyor Alemdar ve sözlerini şöyle tamamlıyor: “Ülkemizin sahip olduğu gelişmiş elektronik harp kabiliyetlerini gökyüzüne taşıması başlı başına bir kırılma noktası. Bunun gelecekte İHA SOJ gibi farklı şekillerde de kendini göstermesi de mümkün. Bu adımlar, TSK’nın bölgede ve dünyada örnek teşkil edecek doktrinleri ortaya koymasına zemin oluşturacak. En temelde ise tüm bu yetenekler; kara, deniz ve hava unsurlarının müşterek görev kabiliyeti ise Çelik Kubbe olarak ifade ettiğimiz yapının daha da güçlenmesi anlamına gelecek. Son olarak şunu da unutmamak gerek… Türkiye, dünyada çok az sayıda ülkenin yapabildiği kabiliyetlere önce kendisi erişiyor. Ardından da bunu dost ve kardeş ülkelerle de paylaşıyor. HAVA SOJ için de Ankara’nın kapısının sıkça çalınacağını ve bunu önemli bir güç olacağını düşünüyorum.”