AKİT MENÜ

Aktüel

Her ortaya çıkan depreme aldanmayın! Osman Bektaş açıkladı: Dikkat çeken yeni tahmin! İstanbul'u işaret etti!

Güncelleme Tarihi:

Marmara Denizi'nde beklenen büyük İstanbul depremiyle ilgili Prof. Dr. Osman Bektaş dikkat çeken yeni tahminde bulundu. Bektaş, "gerilme bölünmesi" ve "fay sürünmesi" mekanizmalarına işaret etti.

3

Marmara Denizi'nde beklenen büyük İstanbul depremiyle ilgili Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken bir analiz geldi. Bölgedeki dev levha hareketinin neden sürekli 7 ve üzeri büyüklükte deprem üretmediğini açıklayan Bektaş; "gerilme bölünmesi" ve "fay sürünmesi" mekanizmalarına işaret etti

4

İstanbul ve çevresinde beklenen büyük sarsıntıya dair tartışmalar sürerken, Yerbilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'nin sismik mekaniğine dair önemli bir değerlendirmede bulundu. Bektaş’a göre, Marmara Denizi altındaki Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF), enerjiyi tek bir kerede boşaltmak yerine belirli "emniyet supapları" aracılığıyla paylaştırıyor.

5

Sismik fren: Gerilme bölünmesi (Strain Partitioning) Pek çok uzman 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem beklerken, Bektaş bu gerilimin neden devasa bir kırılmaya dönüşmediğini "Strain Partitioning" kavramıyla açıklıyor. Marmara’da sismik enerji tek bir ana fay hattında hapsolmak yerine, bölgedeki kollar arasında paylaştırılıyor. Bu yük paylaşımı, gerilimi parçalayarak deprem riskini sismik bir fren gibi sınırlıyor. Sistemin ikinci büyük koruyucusu ise fayın sessizce kayması anlamına gelen "Fault Creep" mekanizması. Bektaş, fayın aniden kırılmak yerine "sürünerek" kaydığını, bu sayede enerjinin birikmek yerine adeta "taksitlendirildiğini" belirtiyor. Bektaş'a göre 1935, 1963 ve son olarak 2025 yılında yaşanan 6 ve üzeri büyüklükteki depremler, bu parçalı enerji tahliyesinin en somut kanıtları.

6

Risk tamamen ortadan kalkmasa da, bu iki mekanik yapının İstanbul için yıkıcılığı azaltan doğal bir bariyer olduğunu vurgulayan Bektaş, Marmara’nın kendi iç dinamiğiyle enerjiyi daha küçük parçalara böldüğünü ifade ediyor. Bu durum, sismik boşluklarda biriken korkutucu enerjinin tahmin edilenden farklı bir şekilde tahliye edilme ihtimalini güçlendiriyor.