AKİT MENÜ

Gündem

Abdulkadir Selvi’den AK Parti’ye bir iyi, bir de kötü haber: “Bu, alarm zillerinin çalması demektir” diyerek duyurdu

Gazeteci Abdulkadir Selvi, GENAR’ın nisan ayı anket sonuçlarını paylaşarak AK Parti ve CHP arasındaki oy oranlarındaki değişimi değerlendirdi. Ankete göre AK Parti yüzde 35 bandını aşarak CHP ile arasındaki farkı açarken, ekonomiye dair "kötü haber" ise gıda harcamalarındaki kısıtlama verisinden geldi. Selvi, artan petrol fiyatları ve savaş etkisinin halkın gıda ve giyim harcamalarına yansımasının iktidar için "alarm zilleri" anlamına geldiğini savundu.

2

Abdulkadir Selvi, 'GENAR’ın nisan ayı anketinden sadece siyasi partilerin oy oranlarına ilişkin verileri paylaşmayacağım.' diyerek anket sonuçlarını yorumladı.

3

Gazeteci Abdulkadir Selvi, AK Parti ile CHP'nin arasındaki oy farkının AK Parti lehine değiştiğine dikkat çekti ve şunları kaydetti: GENAR anketinden AK Parti’ye bir iyi, bir de kötü haberim var. İyi haberim AK Parti ile CHP arasındaki makas açılmaya başlamış. CHP, yüzde 30 sınırına oturmuş durumda. AK Parti ise uzun bir aradan sonra ilk kez yüzde 35’i aşmış durumda. AK Parti yüzde 35.3 , CHP yüzde 30.5, DEM Parti yüzde 9.5, MHP yüzde 8.7, İYİ Parti yüzde 6, Zafer Partisi yüzde 2.9, Anahtar Parti yüzde 2.2, Yeniden Refah Partisi yüzde 2.1 TİP yüzde 1.1, BBP yüzde 0.7, Saadet Partisi yüzde 0.2, diğer yüzde 0.8.

4

Şimdi geldik AK Parti’ye kötü haberime. Ekonomiye ilişkin başka bir veri var. İktidarın bu veriye özellikle dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü herkesi ilgilendiriyor. Artan petrol fiyatları ve pahalılık nedeniyle İran savaşının ekonomiye olumsuz etkisi yüksek oldu. Savaşın etkisiyle bazı harcama kalemlerinde kısıtlamaya gidildiği gözleniyor.

7

Araştırmaya göre en çok kısıtlamaya gidilen alan yüzde 15.9’la sosyal hayat olmuş. Onu yüzde 14.3’le giyim takip ederken, üçüncü sırada ise yüzde 13.3’le gıda ve market alışverişi takip ediyor. Benim iktidarın en çok dikkat etmesi gereken veri dediğim gıdada kısıtlamaya gidilmesi oldu. Savaşın etkisiyle birlikte yürütülen istikrar programının da getirdiği yüklerin topluma ağır bir yük yüklediği gözleniyor. Sosyal hayattan kısıtlamayı anlarım ama gıda ve giyimdeki kısıtlama ürkütücü geldi. Bu alarm zillerinin çalması demektir.