AKİT MENÜ

Kadın - Aile

Dünyanın en faydalı sebzesi açıklandı: Karaciğeri temizliyor! Detoks etkisiyle toksinleri sildi süpürdü

Güncelleme Tarihi:

Yabancı bilim insanlarının araştırmalarına göre sofraların baş tacı olan o sebze sadece enginar değil, vücudu tepeden tırnağa yenileyen terenin en çok tercih edilen besin kaynaklarından olduğu belli oldu...

3

Baharın en kıymetli hediyelerinden biri olan sadece enginar değil! Yabancı bilim insanlarının araştırmalarına göre sofraların baş tacı olan o sebze daha faydalı. Karaciğer sağlığı üzerindeki sadece lezzetiyle değil, vücudu tepeden tırnağa yenileyen kritik rolünü ortaya koydu. İşte en çok tercih edilen dünyanın en faydalı sebzesi ve bilinmeyen faydaları… Karaciğeri tertemiz yapan sebze.

4

Araştırmalara göre sebzeler yiyecek bakımından meyvelerden daha faydalı. Dünyanın en sağlıklı sebzesi açıklandı! Özellikle karaciğer fonksiyonlarını desteklemesi ve vücudu toksinlerden arındırmasıyla bilinen bu sebze, doğru pişirme teknikleriyle buluştuğunda tam bir şifa deposuna dönüşüyor. ENGİNAR! Karaciğerin En Yakın Dostu: İçerdiği sinarin maddesi sayesinde karaciğer hücrelerini yeniler ve safra akışını düzenler. Kolesterol Düşürücü Etki: Düzenli tüketildiğinde kötü kolesterolü (LDL) dengelemeye yardımcı olur.

5

Sindirim Sistemi Yardımcısı: Yüksek lif içeriğiyle sindirimi kolaylaştırır, bağırsak sağlığını korur. Antioksidan Deposu: Vücuttaki serbest radikallerle savaşarak bağışıklık sistemini güçlendirir. PÜF NOKTASI: KARARMASINI NASIL ÖNLERSİNİZ? Enginar ayıklanırken çok çabuk kararan hassas bir sebzedir. Tıpkı samimi bir bağ kurarken gösterilen o özen gibi, enginara da nazik davranmak gerekir. Ayıkladığınız enginarları bol limonlu ve unlu suyun içerisinde bekleterek o bembeyaz görüntüsünü korumasını sağlayabilirsiniz. "pazarın şampiyonu" olan bu sebze, sadece bir enginar değil.

10

Dünya sağlık teşkilatı ise en az günde 5 defa meyve sebze yemeyi öneriyor. Bu bakımdan yola çıkan amerikalı bilim adamları yapılan araştırma sonucu en sağlıklı meyve ve sebzeleri tanımladı. Liste başında ise sürpriz bir sebze var: Tere! 1-Tere Sindirim Sistemi İçin Yararlıdır: Tere kanı temizler ve iştah açar. Kabızlık sorunlarını kısa sürede giderir. Terenin tohumu ve balın karıştırılmasıyla yapılan kür ile dizanteri hastalığı tedavisinde kullanılır. Suda kaynatılarak inceltilir ve bu şekilde kullanılır. Bağırsakların arınmasını sağlar ve kilo vermeyi kolaylaştırır. Tere Solunum Yolları Sağlığına İyi Kazanç: Tere tohumu çiğneyerekte tüketilebilir. Bu yöntem astım, baş ağrısı, öksürük ve bronşit tedavilerinde de kullanılabilir. Soluk açma özelliği vardır. Astımdan kaynaklaşan şiddetli öksürükleri giderir. Diyabete İyi Kazanç: Diyabet hastaları için herhangi bir tehdit ortaya çıkmamıştır. Aksine tere tohumlarının kan şekerini dengelediği görülmüştür. Dozu hakkında bilgi olmadığı için doktorunuza başvurarak tüketiniz. Tere Kansere Tutulma Riskini Azaltır: Tere tohumu kanser hastalıklarına neden olan maddelere karşı antioksidan kapsar. Bu antioksidan doğal olarak dokularda kanserin verdiği hasarı ortadan kaldırabilir veya kanser hücreli maddeleri devirir. Tere Saç ve Cilt Sağlığını Korur: Suda kaynatılarak saçlara uygulandığı zaman saçlara iyi gelir. Saçların kırılganlığını ortadan kaldırır. Tere Göz Sağlığını Korur: Tere otunda bulunan A vitamini özelliği göz sağlığı için önemlidir. Katarakt başta olmak üzere Bir çok göz sağlığına iyi gelir. Tere İdrar Söktürücüdür, Böbrek Sağlığını Korur: Terenin başka özelliği ise idrar söktürücü olması. Ayrıca böbrek sağlığını düzeltmede yardımcı olur. Böbreklerde taşa izin vermez ve oluşan kurtların dökülmesine yardım eder. Terenin Faydaları Terenin Kadın Hastalıklarına Faydaları: Bayanların adet döngüsüne yardımcı olarak terenin kapsadığı mineraller olabilir. Adet bozukluklarını giderebilir. Bebek emziren annelerin sütlerinin çoğalmasını sağlar. Tere yüksek derecede protein ve demir kapsar. Tere Doğumdan sonra annelere önerilir. öte yandan bilimsel literatürde, yeşil yapraklı sebzeler ve sarımsak gibi besinlerin bu enzimleri uyardığı ve organın doğal temizleme işlevini desteklediği belirtildi. Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde daha önce yayımlanan bir araştırma, yeşil yapraklı sebzelerde doğal olarak bulunan inorganik nitratın karaciğerdeki yağlanma seviyelerini düşürdüğünü gösterdi. Karaciğerin vücuttaki toksinleri temizleme ve zararsız hale getirme (detoksifikasyon) görevi, karmaşık enzimatik süreçlere dayanır. Bilimsel literatürde, yeşil yapraklı sebzeler ve sarımsak gibi besinlerin bu enzimleri uyardığı ve organın doğal temizleme işlevini desteklediği belirtildi. Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde daha önce yayımlanan bir araştırma, yeşil yapraklı sebzelerde doğal olarak bulunan inorganik nitratın karaciğerdeki yağlanma seviyelerini düşürdüğünü gösterdi.

11

Araştırmayı yürüten uzmanlardan Dr. Eddie Carlström, "Yeşil yapraklı sebzeleri bu kadar sağlıklı kılan neden henüz tam olarak açıklanmamıştı. Ancak nitrat, karaciğer yağlanması riskini azaltmada anahtar olabilir" ifadesini kullandı.

12

Öte yandan, güçlü bir antioksidan olan E vitamininin karaciğer yağlanmasında iltihabı azaltmaya yardımcı olabileceğine dair çalışmalar mevcut. Ceviz ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağ kaynakları, karaciğer sağlığı için kritik kabul edilen bu vitamin ve omega-3 yağ asitlerini barındırdıkları için öne çıktı. UZMANLARDAN "AKDENİZ TİPİ BESLENME" VURGUSU Karaciğer sağlığı konusunda dünyanın önde gelen uzmanları, mucizevi bir "detoks" diyetinden ziyade, sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının altını çizdi. Amerika Birleşik Devletleri'nde karaciğer hastalıkları konusunda otorite kabul edilen Dr. Kenneth Cusi, karaciğer yağlanması (NAFLD) vakalarındaki artışa dikkat çekerek, bu hastalığın tedavisinde en etkili yöntemin Akdeniz tipi beslenme modeli olduğunu ifade etti. Dr. Cusi, rafine şeker, işlenmiş gıdalar ve doymuş yağlardan uzak durulması gerektiğini, bunun yerine tam tahıllar, balık, sebze ve meyve tüketiminin artırılmasının karaciğer sağlığını doğrudan iyileştirdiğini dile getirdi. Amerikan Klinik Gastroenteroloji Derneği (ACG) bünyesinde görev yapan Hepatolog Dr. Norah Terrault ise, karaciğerin zaten kendi kendini yenileyebilen ve temizleyebilen eşsiz bir organ olduğunun altını çizdi. Dr. Terrault, bitkisel takviyelerle yapılan kısa süreli şok "detoks" programlarının bilimsel bir kanıtının olmadığını ve bazı durumlarda karaciğere zarar verebildiğini belirtti. Uzman, organın sağlıklı kalması için kahve tüketiminin de günde 2-3 fincanla sınırlandırılması halinde koruyucu etkilerinin olduğunu, içerdiği antioksidanlar sayesinde karaciğer kanseri riskini azalttığını ifade etti. SÜLFÜR VE ANTİOKSİDANLAR DEVREDE Sarımsak ve turpgiller (brokoli, lahana, karnabahar) ailesi ise, içerdikleri sülfür bileşikleri sayesinde karaciğer enzimlerini aktive ettiği için ayrı bir öneme sahip oldu. Bu besinler, karaciğerin Glutatyon adı verilen ve vücudun en güçlü antioksidanı olarak bilinen maddeyi daha fazla üretmesine destek olduğu için, toksinlerin vücuttan atılmasına katkı sağladığı bilimsel çevrelerce kabul gördü. Karaciğerin En Yakın Dostu! Bilim dünyası ve yabancı uzmanlar, karaciğeri güçlendirip zararlı maddelerin atılmasına katkı sağlayan spesifik tek bir besin yerine, Akdeniz diyetine dayalı dengeli ve taze beslenme modelinin; özellikle zeytinyağı, turpgiller ve antioksidan zengini meyveleri içeren bir beslenme düzeninin bu hayati organın sağlığında kilit rol oynadığını ifade etti.