Kadın - Aile
Ağrıyla kıvranan hastalar: Yazın böbrek taşı riski artıyor! Üroloji uzmanı açıkladı!
Yazın böbrek taşı riski artıyor uyarısında bulunan uzmanlar büyük tehlikeye dikkat çekti.
Kadın - Aile
Yazın böbrek taşı riski artıyor uyarısında bulunan uzmanlar büyük tehlikeye dikkat çekti.
Yaz sıcaklarıyla birlikte acil servislerde "böbrek taşı" mesaisi başlıyor. Sıvı kaybının idrar kimyasını bozarak taş oluşumunu nasıl tetiklediğini anlatan Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Onur Danacıoğlu, hayati bir uyarıda bulundu: "Vücudun tehlike sinyali idrar renginde saklı." Peki, çay ve kahve içmek böbrek taşı riskini artırır mı? Günde kaç litre su içilmeli? İşte böbreklerinizi koruyacak 'limon sarısı' formülü...
Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Onur Danacıoğlu, Merve Kantarcı Çulha'ya yaptığı açıklamalarda, vücudun susuz kaldığında bir "tuzlu su deneyi" gibi nasıl taş üretmeye başladığını çarpıcı bir örnekle özetledi.
Böbreklerin sessiz çığlığını okumanın yolunun idrar renginden geçtiğini belirten Danacıoğlu; doğru bilinen yanlışları, diyet hatalarını ve taş riskini bitirecek pratik yöntemleri anlattı.
Yaz aylarında vücudun susuz kalması, idrarın kimyasal bileşimini nasıl değiştiriyor? İdrar yoğunluğunun artması, böbrek taşı oluşum sürecini tam olarak nasıl tetikliyor?
Belki de hiç düşünmemişsinizdir ama böbrekleriniz her gün sessiz sedasız inanılmaz bir denge kurar. Vücuttaki fazla tuzları, atık ürünleri ve mineralleri süzerek dışarı atar; ancak bunu yaparken yeterince suya ihtiyaç duyar. Su azaldığında bu denge bozulmaya başlar ve işte o zaman bir taş hastasının hikâyesi başlar.
Susuz kaldığınızda böbrekler, bazı hormonların etkisiyle kendini korumaya alır; suyu vücutta tutabilmek için idrarı giderek daha fazla konsantre etmeye çalışır. İdrar hacmi azalır; ancak kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi maddeler aynı miktarda atılmaya devam eder, fakat çok daha az su içinde. Bir bardak suya iki kaşık tuz döktüğünüzü düşünün; tuz çözünmez ve dibe çöker. Böbrekte olan da tam olarak budur. Tıbbın "süpersatürasyon" dediği bu durum, kristallerin oluşmaya başladığı noktadır.
Normal şartlarda idrar; sitrat ve magnezyum gibi doğal koruyucular içerir. Bunlar, kristallerin birbirine yapışmasını engeller. Ancak susuz kalmak, yani dehidrasyon, bu koruyucuların dengesini de bozar. Üstelik idrarın asitliği de değişir; asidik idrarda ürik asit taşları, daha alkali idrarda ise kalsiyum fosfat taşları kolayca büyür. Sonuçta susuz kalmak, tek bir soruna yol açmaz; böbrekteki birçok dengeyi aynı anda bozarak taş oluşumuna zemin hazırlar.
İstatistiksel olarak yaz aylarında böbrek taşı şikâyetiyle hastaneye başvurularda neden ciddi bir artış yaşanıyor? Sadece sıcaklık mı, yoksa yaz diyetindeki değişimler de bu "taş dökme" vakalarında rol oynuyor mu?
Yaz geldiğinde böbrek taşı şikâyetiyle hastaneye başvurular belirgin şekilde artar. Temmuz ve ağustos ayları, bu anlamda yılın en yoğun dönemleridir. Ancak bunun tek sorumlusu yalnızca sıcak hava değildir.
Sıcaklık artışı ve yoğun terlemeyle yaşanan sıvı kaybı, böbrek taşı oluşumunda kesinlikle önemli rol oynar.
Kavurucu bir günde vücut, saatte yarım litreye kadar sıvıyı terleme yoluyla kaybedebilir. Bu kayıp yeterince karşılanmadığında idrar koyulaşır ve taş yapıcı maddeler birikir. Ne yazık ki ülkemiz, son yıllarda görülen küresel ısınmayla birlikte böbrek taşının daha sık görüldüğü endemik coğrafi bölgelerden biri hâline gelmiştir.
Diyet de en az sıcaklık kadar etkilidir. Yaz aylarında sofralarımız değişir; yüksek proteinli besinlerin tüketimindeki artış, ürik asit üretimini artırır ve idrarı daha asidik hâle getirir. Bir de çilek, ıspanak, fındık ve çikolata gibi oksalat açısından zengin yiyecekler vardır ki yazın bunlara olan ilgi de artar. Karpuz ya da domates tüketsek bile bu kimyasal yükü dengelemek için gerçek anlamda su içmek şarttır. Yani yaz taşları bir "kader" değil; farkında olmadan alınan onlarca küçük kararın sonucudur. Kısacası hastalarımıza önerim; idrar miktarlarını ve rengini takip ederek bol su tüketmeleri, özellikle böbrek taşı öyküleri varsa da düzenli olarak üroloji hekimi kontrolünde olmalarıdır.