AKİT MENÜ

Gündem

Turgay Yazıcı sert konuştu: Abdülhamid Han’ın Koruduğu Bulgar Kilisesine Bugün Rum Tahakkümü Dayatılıyor

Edirne’de bulunan Sveti Georgi Bulgar Ortodoks Kilisesi’nde Bulgarca ayin yapılmasına izin verilmemesi, Balkanlar’daki tarihî mezhep ve otorite mücadelesini yeniden gündeme taşıdı. Yaşanan krize Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı sert tepki gösterdi.

3

Yazıcı yaptığı açıklamada, Fener Rum Patrikhanesi’nin geçmişten bugüne Balkan milletleri üzerinde dini hâkimiyet kurma çabası içerisinde olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

4

“Bugün Edirne’de yaşanan olay sıradan bir ayin tartışması değildir. Bu mesele, tarih boyunca Bulgar Ortodoks kimliği ile Fener Rum Patrikhanesi arasında süregelen bağımsızlık mücadelesinin yeni bir yansımasıdır. Bulgar milletinin kendi dilinde ibadet etme hakkına karşı çıkılması kabul edilemez.”

5

Turgay Yazıcı, Osmanlı döneminde Sultan II. Abdülhamid Han’ın Balkan milletlerinin dini özgürlüklerine büyük önem verdiğini hatırlatarak, özellikle İstanbul’daki meşhur Demir Kilise olarak bilinen Sveti Stefan Bulgar Kilisesi örneğini gündeme taşıdı. “Bugün Fener çevreleri Bulgarca ayine tahammül gösteremezken, Sultan Abdülhamid Han Bulgar milletinin ibadet özgürlüğünü korumuş, onların dini haklarını güvence altına almış ve Demir Kilise’nin faaliyetlerine destek vermiştir. Osmanlı’nın adalet anlayışı, farklı milletlerin kendi diliyle ibadet etmesini teminat altına alıyordu.”

6

Yazıcı, 19. yüzyılda Bulgar Ekzarhlığı’nın kurulmasının da Fener Rum Patrikhanesi’nin baskıcı tavırlarına karşı ortaya çıkan bir tepki olduğunu belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bulgar halkı yıllarca Rumlaştırma politikalarına karşı mücadele verdi. Kendi kiliselerinde kendi dilleriyle ibadet edebilmek için büyük bedeller ödedi. Bugün Edirne’de Bulgarca ayine karşı çıkılması, geçmişte yaşanan baskıcı anlayışın hâlâ devam ettiğini göstermektedir.”

7

Fener Rum Patrikhanesi Metropoliti Bartholomeos’a da seslenen Yazıcı, şu ifadeleri kullandı:

8

“Sayın Bartholomeos sürekli dinler arası diyalogdan, hoşgörüden ve barıştan bahsediyor. Avrupa parlamentolarında, Yunanistan’daki siyasi toplantılarda kardeşlik mesajları veriliyor. Ancak iş Bulgarların kendi kilisesinde Bulgarca ibadet etmesine gelince neden sessiz kalınıyor? Dinler arası diyalog söylemi samimiyse önce Balkan milletlerinin dini kimliğine ve ibadet diline saygı gösterilmelidir.”

9

Yazıcı, yaşanan krizin arkasında Fener merkezli mezhepsel nüfuz anlayışının bulunduğunu savunarak şunları söyledi:

10

“Edirne’deki bu kriz tesadüf değildir. Fener Rum Patrikhanesi yıllardır Balkan Ortodoks toplulukları üzerinde tarihî bir üstünlük kurmaya çalışmaktadır. Bulgar kilisesinde Bulgarca ayine karşı çıkılması da bu anlayışın bir sonucudur. Türkiye’nin hoşgörüsü kimsenin başka milletler üzerinde dini tahakküm kurmasının aracı olamaz.” Fener Rum Patrikhanesi’nin Türkiye’nin hoşgörü ortamını siyasi ve mezhepsel nüfuz alanı oluşturmak için kullanmaması gerektiğini ifade eden Yazıcı, Bulgar cemaatinin tepkisinin son derece haklı olduğunu söyledi.

11

“Bir milletin diline, ibadetine ve tarihî kimliğine müdahale etmek dini özgürlük değil, dini tahakkümdür. Bulgar kilisesinde Bulgarca ayin yapılmasına karşı çıkılması büyük bir saygısızlıktır. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında hiç kimse başka bir millete dini baskı uygulayamaz.” Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, yetkililere çağrıda bulunarak Bulgar Ortodoks cemaatinin kendi dilinde ibadet hakkının korunması gerektiğini vurguladı.