Cevap: Türk sosyal güvenlik sisteminde engellilere, üç farklı sigorta kolundan üç farklı sosyal sigorta ödemesi için imkânı sunuluyor. Toplumun büyük bir kesimi bu üç farklı ödemenin tamamını malullük aylığı zannediyor. Oysa malullük aylığı bu üç farklı ödemeden sadece bir tanesidir. Sigortalının işyerinde iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması halinde bu iş kazası veya meslek hastalığı, sigortalının meslekte kazanma gücünü yüzde 10 ve üzerinde eksiltmişse, sigortalı sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır. Dolayısıyla sigortalı bu sigorta kolundan ömür boyu maaş alır. Hatta sigortalının ölmesi halinde bu maaş eş ve çocuklarına intikal eder. İşte bu iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolundan bağlanan maaşın ismine “Sürekli İş Göremezlik Geliri” deniliyor. Yanı sıra sigortalının meslekte kazanma gücü kaydı şayet yüzde 60 ve üzeri ise sigortalının sürekli iş göremezlik geliri ile birlikte malullük aylığı alma imkânı da bulunuyor. Ayrıca iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına yakalanan sigortalı, bu durum nedeniyle kendisine sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadan ölmüş olursa ölen sigortalının eş ve çocuklarına ölüm geliri bağlanır. Belirtelim ki ölüm geliri ile ölüm aylığı farklıdır. Ölen sigortalının prim günleri 1800 gün ve üzerinde ise ya da SSK’lı iken ölmüşse beş yıl sigortalılık süresi yanında 900 gün de prim ödemesi varsa eş ve çocuklara Ölüm sigorta kolundan da ölüm aylığı bağlanır. Bunun yanında iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolundan da ölüm geliri bağlanır. Bu aşamada hem gelir ve hem aylık tutarına bakılır. Bunlardan yüksek olanı tam düşük olanı ise yarım olarak ödenir. Engelli sigortalılara maaş bağlanma hakkı veren ikinci sigorta kolu ise malullük sigortasıdır. İlk defa sigortalı olduğu tarihten sonra hastalık veya kaza nedeniyle çalışma gücünü yüzde 60 ve üzerinde kaybeden sigortalılar malul sayılır. Malul sigortalının en az 10 yıl sigortalılık süresi varsa ve toplam primi 1800 gün ve üzerinde ise “Malullük Aylığı” alma hakkı doğar. Kural olarak 10 yıl sigortalılık süresi ve en az 1800 gün primi bulunan ve çalışma gücü kaybı yüzde 60 ve üzerinde bulunanlara malullük aylığı bağlanmakla birlikte iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücü yüzde 60 ve üzeri olan sigortalıların çalışma gücü kaybına bakılmayıp Sürekli İş Göremezlik Geliri yanında malullük aylığı alma hakkı oluşur. Engelli sigortalılara emekli maaş hakkı tanıyan üçüncü sigorta ise yaşlılık sigorta koludur. Yaşlılık sigorta kolunda, yüzde 40 ve üzeri engelli olan sigortalıları koruma kapsamına alan koruyucu nitelikte özel düzenlene yapılmıştır. Kanun koyucunun yaptığı özel kapsamlı bu düzenlemeye göre engellilik derecesi en az yüzde 40 olan engelliler, daha az prim günüyle ve daha kısa belirlenen sigortalılık süresiyle emekli yaşını beklemeden emekli olmaya hak kazanabiliyor. Engellilere bağlanan bu maaşın ismi “Yaşlılık Aylığı”dır. Engellilere mahsus özel koşullarla emeklilik olarak da isimlendirilen bu sigorta kolundan maaş alabilmek için aranan sigortalılık süresi, SSK şartlarından emekli olacak sigortalılar için sigortalı olunan tarihe göre 15 yıl ile 18 yıl arasında değişmektedir. Ayrıca aranan prim gün sayısı da 3600 gün ile 4680 gün aralığındadır. Bir anlamda Prim günü sigorta statüsüne göre ve ilk defa sigortalı olunan tarihe göre kademeli olarak öngörülmüştür. İlk defa sigorta olunan tarihte malul olanlar için aranan sigortalılık süresi 15 yıldır ve ayrıca 3600-3960 gün arası prim ödenmesi gereklidir. SGK Sağlık Kurulu tarafından yapılan incelemede yüzde 50-59 arası engelli olanlara, 16 yıl sigortalık süresi ve 3700-4320 gün primle, yüzde 40-49 arası engelli olanlara ise 18 yıl sigortalık süresi 4100-4680 gün prim şartlarından emekli maaşı bağlanır. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü kaybı yüzde 10 ve üzerinde olan ve bu nedenle sürekli iş göremezlik geliri bağlanan sigortalının engellilik nedeniyle malullük veya engelliye mahsus yaşlılık aylığına hak kazanması veya normal yaşlılık aylığına hak kazanması durumunda biri gelir biri aylık olmak üzere iki maaş alma hakkı oluşuyor. Ancak 5510 sayılı Kanun hükmü gereği bu durumda olan sigortalıya bu iki maaştan yüksek olan tam olarak düşük olanı ise yarım olarak ödeniyor. Yanı sıra hem gelir hem aylık almakta iken ölenin eş ve çocuklarına da hem ölüm geliri hem de ölüm aylığı olmak üzere iki maaş bağlanıyor ancak bağlanan maaşlar mukayese ediliyor. Yüksek olan maaş tam düşük olan ise yarım üzerinden ödeniyor.