AKİT MENÜ

Dünya

Açlık ve ölüm kıskacında Gazze! 78 yıl önceki sürgün gölgede kaldı: Siyonist katillerden eşi benzeri olmayan vahşet

78 yıl önceki 'Büyük Felaket'i bile gölgede bırakan Siyonist barbarlık, Gazze’de tarihin en kanlı imha operasyonuna imza atıyor. Atalarının yaşadığı sürgünle bugünkü soykırımı kıyaslayan Filistinliler, 'Nekbe bunun yanında az kalır; biz yaşayan ölüleriz, mezardakiler kurtuldu' diyerek küresel vicdana sesleniyor.

3

Siyonist katil İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana sürdürdüğü sistematik soykırım, Filistin halkı için 1948’deki Nekbe’den çok daha derin ve kanlı bir yaraya dönüştü. Gazze’nin kuzeyinde, Beyt Hanun’un harabeye dönmüş sokaklarında çadırlara mahkûm edilen mazlumlar, açlık, susuzluk ve her an tepelerine inen bombalarla hayata tutunmaya çalışıyor. Filistinli Abdulkerim Akl’ın 'Köpekler ve fareler yiyecek bulamayınca cesetleri yedi' şeklindeki kan donduran ifadeleri, Batı’nın koruması altındaki işgalci gücün Gazze’yi nasıl bir cehenneme çevirdiğini kanıtlıyor. Masum halkı sadece nefes almaları için kıyı şeridine süren, quadcopter dronlarla çocukları hedef alan bu 'Küresel Zorba' düzeni, sadece bir toprak parçasını değil, bir halkın geleceğini ve ruhunu hedef alıyor.

4

Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinliler, Ekim 2023'ten bu yana devam eden İsrail soykırımının, atalarının 1948'de yaşadığı Nekbe ile kıyas dahi edilemeyeceğini söylüyor.

5

Gazze'de çadırlarda yaşayan Filistinliler için Nekbe (Büyük Felaket), tarihte yaşanmış bir felaket olarak kalmadı, nesiller boyu süregelen bir travmaya dönüştü. Bundan 78 yıl önce Filistin topraklarından sürülen ve Gazze'ye göç eden binlerce Filistinlinin torunları bugün, öncekiyle kıyaslanamayacak kadar büyük ikinci bir Nekbe yaşadıklarını dile getiriyor.

6

Filistinliler, çadırlarda kışın soğuktan donuyor, yağmur sularıyla ıslanıyor, yazın sıcaktan kavruluyor, açlık ve susuzluk çekiyor, kemirgen hayvanların saldırısına uğruyor, çöplüklerin arasında yaşamak zorunda kalıyor, soykırımcı İsrail'in saldırıları nedeniyle her an ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor, abluka nedeniyle insanca yaşama dair hiçbir imkana erişemiyor.

7

“GAZZE’DEKİ NEKBE’NİN BENZERİ DÜNYANIN HİÇ BİR YERİNDE YAŞANMAMIŞTIR” Beyt Hanun sakinlerinden Abdulkerim Akl (52), 1948'de yaşanan Nekbe ile bugün yaşanan İsrail soykırımı arasında fark olduğunu düşünüyor.

8

İsrail saldırıları öncesinde çiftçilik yaptığını ve mutlu bir hayatı olduğunu ancak bunların bir anda son bulduğunu söyleyen Akl, "Gazze'deki Nekbe'nin benzeri dünyanın hiç bir yerinde yaşanmamıştır. Gazze tamamen yıkıldı. Nekbe demek az bile. Böylesini ne yaşadık ne en kötü kabuslarımızda gördük." dedi.

9

İsrail'in Gazze'nin büyük kısmını işgal ettiğini, Gazzelileri de "sadece nefes almaları için" deniz kenarına doğru sürdüğünü kaydeden Akl, "Gazze'de güvenlik ve istikrar olmadığını, insanların gece yattığında tek dileğinin sabaha sağ çıkmak" olduğunu kaydetti.

10

Akl, Gazze halkının çektiği acı ve sıkıntının büyüklüğünü şu sözlerle aktardı: "Gazze halkı çok yoruldu, dayanacak gücü kalmadı. Ölmüş durumdayız. Kabirlerdekiler değil bizler ölüyüz. Onlar şehit oldu. Biz ise su sıkıntısı çekiyoruz, açlık çekiyoruz. Soykırım hala devam ediyor. Açlık sadece insanları değil hayvanları da vurdu. Köpekler ve fareler yiyecek bulamayınca insan cesetleri yedi. Sağlıklı yiyecek kalmadı. Sabah kalkacaksın ya telefonunu şarj etmeye gideceksin ya da yiyecek ve su kuyruğuna gireceksin." İsrail ordusunun tanklarla ve Quadcopter tipi dronlarla gelip masum bir halkı hedef aldığını kaydeden Akl, "Bu, 1948'deki Nekbe ile kıyas bile edilemez. Bu bir soykırım." dedi.

11

“ULAŞMAYA ÇALIŞTIĞIMIZ BİR HEDEFİMİZ YOK” İsmihan Hıleyf (61) de eskiden sade ama güzel bir hayat sürdüklerini şimdi ise çadırda, güvenliğin, yiyecek ve içeceğin olmadığı bir ortamda yaşadıklarını söyledi. İsrail'in Gazze'de aç bırakma ve tehcir politikası uyguladığını, eğitim sistemini ve alt yapıyı çökerttiğini kaydeden Hıleyf, "Buna yaşamak denmez. Bu hayatta kalma mücadelesi. Sadece yiyor ve içiyoruz, hayat bundan ibaret. Ulaşmaya çalıştığımız bir hedefimiz yok." dedi. İsrail'in saldırıları sonrasında altyapının tamamen tahrip olduğunu, çocuklarının işsiz kaldığını ve sadece "yarın karınlarını nasıl doyuracaklarını" düşünür hale geldiklerini anlattı.

12

“ÇOCUKLAR VAKTİNDEN ÖNCE BÜYÜDÜ” Yaşadıklarını "Büyük Nekbe" olarak nitelendiren Ummu Ala Salim Dib (48) ise şunları kaydetti: "Annem bana ilk Nekbe'de yaşadıklarını anlatırdı ama onlar bizim yaşadıklarımızı yaşamadılar. En kuzeydeyiz, çadır kentimiz her yere uzak. Ulaşım vasıtası yok, çarşı yok, dükkan yok, sağlık merkezi yok. Çocuklar su kuyruğuna giriyor, ateş yakmak için odun ve naylon getiriyor. Bu Nekbe değil tam bir soykırım." Çocukların yorulduğunu ve omuzlarında, yaşlarından büyük bir yük olduğunu söyleyen Dib, Gazze'deki çocukların dünya çocukları gibi yaşamasını ve eğitim görmesini istediklerini aktardı. Gazze'de çocuk büyük herkesin psikolojik olarak çok zor bir süreçten geçtiğine işaret eden Dib, şöyle devam etti: "Erkeklerin işi yok, parası yok. Ailelerine bakamıyorlar. Çocuğun canı domates çekiyor ama babası bulup getiremiyor. Fiyatlar uçmuş durumda, gelir de yok. Bu yaştaki çocuklar okula gider, parklara gidip eğlenir, burada öyle bir şey yok. Çocuklarımız vaktinden önce büyüdü."