AKİT MENÜ

Teknoloji-Bilişim

Cihat Yaycı Yıldırımhan füzesinin bir şartla kullanılmayacağını açıkladı

Güncelleme Tarihi:

Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, Türkiye'nin SAHA 2026 Fuarı'nda tanıttığı Yıldırımhan kıtalararası füzesiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

2

Türkiye ilk kez tanıttığı 6 bin kilometre menzile sahip YILDIRIMHAN balistik füzesiyle savunma sanayide bir kez daha dünyanın dikkatini çekti. SAHA EXPO 2026’da sadece YILDIRIMHAN değil Çelik Kubbe hava savunma sistemi bileşenleri ve diğer mühimmatlar ziyaretçileri sevindirdi.

3

SAHA EXPO 2026’nın Türkiye’nin savunma paradigmasındaki büyük dönüşümün ilanı niteliğinde olduğunu söyleyen Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, TGRT Haber'den Murat Makas’a özel açıklamalarda bulundu. YILDIRIMHAN balistik füzesi hakkında konuşan Cihat Yaycı, ilk kez kamuoyuna sunulan yeni nesil yüksek hassasiyetli mühimmatı NEŞTER ile ilgili çarpıcı detaylar verdi.

4

Türkiye'nin bu füzeyi sadece kendisine bir saldırı olduğunda kullanacağını ifade eden Cihat Yaycı ‘’YILDIRIMHAN füzesi ve testleri başarıyla yapılırsa Türkiye bambaşka bir safhaya ulaşmış olacaktır. Bizim bizim yaptığımız bu silahlar aslında savunma silahları. Yani Türkiye'nin genel politikası Türkiye kendisine saldırılmadıkça ya da kesin saldırı niyeti etmedikçe hiç kimseye karşı silah kullanmaz. Türkiye Birleşmiş Milletler hukukuna en saygılı devlettir. Bu noktada eğer Türkiye'nin yaptığı silahlardan rahatsız olan varsa Türkiye'ye saldırmayı düşünenlerdir ancak bunlar.’’ dedi.

5

Cihat Yaycı açıklamalarına şöyle devam etti: Türkiye’nin nükleer çalışması yok ancak çalışmalar hızlandırılırsa özellikle nükleer başlık konusunda füzelere takılabilecek kabiliyet yakındır. SAHA EXPO 2026’da dikkat çeken bir diğer unsur ise Çelik Kubbe’nin bileşenleri olduğunu söyleyen Cihat Yaycı, ‘’Çelik Kubbe artık yalnızca klasik hava savunma sistemi değildir. Bu yapı radarlar, elektro-optik sensörler, elektronik harp sistemleri, lazer silahları, yakın hava savunma füzeleri, akustik algılama sistemleri, yapay zekâ destekli komuta kontrol ağlarI ile çalışan bütünleşik bir savunma mimarisine dönüşmektedir. Bu kapsamda ENFAL-17, ALKA, TOLGA ve NEŞTER gibi bileşenler öne çıkmaktadır.’’ ifadelerini kullandı.

6

Özellikle NEŞTER’e değinmek isteyen Cihat Yaycı, ‘’NEŞTER sistemi, modern savaşın değişen karakterini göstermesi açısından çok önemlidir. Çünkü yeni nesil harp ortamında her hedef büyük patlayıcılarla vurulmak istenmemektedir. Şehir içinde, kritik operasyonlarda, rehine durumlarında, yüksek hassasiyet gereken görevlerde minimum yan hasar artık stratejik zorunluluk haline gelmiştir.’’ dedi.

7

Cihat Yaycı açıklamasına şu şekilde devam etti: Diğer taraftan GÖKBEY helikopterine entegre edilen ARMELSAN yerli denizaltı savunma harp sistemleri de Türkiye’nin yalnızca kara ve hava değil; deniz hakimiyeti alanında da yeni bir safhaya geçtiğini göstermektedir. Doğu Akdeniz, Mavi Vatan, Ege, Karadeniz, Kızıldeniz, Hint Okyanusu ekseninde yaşanan gelişmeler düşünüldüğünde; denizaltı savunma harbi artık Türkiye açısından hayati önemdedir. Bugün İsrail’in, bazı Batılı çevrelerin ve bölgedeki çeşitli aktörlerin Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişini dikkatle izlemesinin temel sebebi de budur.