AKİT MENÜ

Sağlık

Her sabah içtiğiniz kahve meğer can yoldaşınızmış! Bağırsakları baştan aşağı yenileyen mucize ortaya çıktı!

Sabahları güne zinde başlamak için severek tüketilen bir fincan kahvenin, yalnızca uykuyu açmakla kalmadığı, aynı zamanda sindirim sistemindeki milyarlarca faydalı bakteriye de adeta can suyu olduğu belirlendi.

3

Beslenme uzmanı ve fonksiyonel tıp uygulayıcısı Nicola Shubrook, mikrobiyomun insan sağlığını destekleyen çok sayıda ‘iyi bakteri’ türünü barındırdığını ve bunların birlikte işlev gördüğünü ifade ediyor.

4

Shubrook, bu mikroorganizmaların giderek artan biçimde metabolik sağlığın iyileştirilmesi, kilo yönetimi ve hatta ruh sağlığının desteklenmesiyle ilişkilendirildiğini belirtiyor. Ayrıca kahvenin prebiyotik özellik taşıyan bileşikler içerdiğini, yani bağırsaktaki faydalı bakterileri besleyerek onların çoğalmasına ve işlevlerini daha iyi yerine getirmesine yardımcı olduğunu söylüyor.

5

KAHVE BAĞIRSAK SAĞLIĞI İÇİN NEDEN FAYDALI? Kahvenin bağırsak mikrobiyotası üzerindeki etkisinin birden fazla mekanizma üzerinden gerçekleştiği düşünülüyor. İlk olarak, uyarıcı etkisiyle bilinen kafeinin, bağırsaktaki faydalı bakteri çeşitliliğini artırmaya yardımcı olabileceği belirtiliyor. Bunun da genellikle daha sağlıklı bir sindirim sistemiyle ilişkilendirildiği ifade ediliyor. Shubrook, bağırsak bakterilerindeki çeşitliliğin artmasının, bağırsak sağlığının olumlu bir göstergesi olduğunu söylüyor.

6

2023 yılında yayımlanan bir araştırmada, düzenli kahve tüketen kişilerin bağırsak bakterilerinde daha yüksek çeşitlilik görüldüğü, bazı faydalı bakteri türlerinin arttığı ve sindirim sorunlarıyla ilişkilendirilebilen bazı türlerin ise azaldığı tespit edildi. Daha önceki çalışmalar da kahve tüketiminin, liflerin sindirimine yardımcı olan ve bağışıklık sistemini destekleyen yararlı bakteri türlerini artırabileceğini gösteriyor. Kahvenin etkisi yalnızca kafeinle sınırlı değil. İçeriğinde bulunan polifenoller, antioksidan özellik gösteren bitkisel bileşikler olarak iltihaplanmayı azaltmaya ve hücreleri hasara karşı korumaya yardımcı olabiliyor.

7

Bu bileşikler arasında öne çıkan klorojenik asit, yapılan bazı araştırmalara göre tip 2 diyabet ve alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması riskini azaltmaya yardımcı olabilir; ayrıca kilo kontrolünü destekleme potansiyeli de taşıyor. Buna ek olarak çalışmalar, kafeinin kolon hareketlerini uyarabileceğini ve bazı kişilerde bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine katkı sağlayabileceğini de gösteriyor.

8

GÜNDE KAÇ FİNCAN KAHVE İÇİLMESİ TAVSİYE EDİLİR? ‘Mavi bölgeler’ olarak bilinen ve uzun ömürlü insanların yaşadığı bölgeleri inceleyen son bir araştırma, İtalya’daki Sardinya ve Yunanistan’daki İkarya gibi yerlerde yaşayan birçok kişinin günde iki ila üç fincan kahve tükettiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, günde iki ila üç fincan kahve tüketiminin ideal aralık olabileceğini, sağlıklı yetişkinler için ise beş fincanın genellikle üst sınır olarak kabul edildiğini belirtiyor.

9

Bununla birlikte uzmanlar, kafein miktarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Günlük önerilen maksimum kafein alımının yaklaşık 400 mg olduğu, 600 mg’ın üzerine çıkılmasının ise uykusuzluk ve yüksek tansiyon gibi sorunlarla ilişkilendirilebileceği ifade ediliyor. Kafein miktarının kahvenin türüne ve hazırlanış şekline göre değiştiği belirtiliyor. Evde hazırlanan bir fincan kahvede genellikle 70 ila 140 mg kafein bulunurken, bazı hazır veya ticari kahve türlerinde bu miktarın daha yüksek olabileceği ifade ediliyor. Dikkat çekici bir diğer nokta ise yoğun aroması nedeniyle yaygın bir yanılgının aksine espresso kahvenin, bazı diğer kahve türlerine kıyasla çoğu zaman daha düşük miktarda kafein içerebilmesi.