Geçmişin izlerinin genellikle anıtsal yapılarda ya da büyük heykellerde arandığını oysa tarihin en samimi, en dinamik ve en güçlü detaylarının mühürlerde gizli olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Cüneydi Has, "Mühürler insanoğlunun henüz yazının icat edilmeden çok önce bile ihtiyaç duyduğu sahiplenme, aidiyet ve kimlik arayışının en somut arkeolojik örnekleridir. Uluslararası Müzeler Günü kapsamında Erzurum müzesi ev sahipliğinde açılan bu özel sergi, müze koleksiyonunda yer alan ve son derece nadide 24 antik mührü makro fotoğrafçılık sanatı eşliğinde gün yüzüne çıkarıldı. Sergi, Anadolu coğrafyasının yerel kültürel dokusu ile Mezopotamya'nın köklü idari ve estetik geleneklerinin kesişim noktalarını mercek altına alıyor" dedi.