Kale bitkisinin, bağışıklık sistemi fonksiyonları için hayati önem taşıyan C ve yara iyileşmesini destekleyen K vitaminleri yönünden oldukça besleyici olduğunu belirten uzmanlar, bitkinin anemiyi önlediğini de vurguluyor.
Demir ve folat (B9 vitamini) bakımından zengin bir içeriğe sahip olan kale, yeşil yapraklı sebzeler arasında lutein ve zeaksantini en çok barındıran türlerden biri olarak öne çıkıyor. Bu iki bileşen, gözler için doğal bir güneş gözlüğü görevi görerek zararlı mavi ışığı filtreliyor ve yaşa bağlı sarı nokta hastalığına karşı koruma sağlıyor.
Kale, pişirme açısından da oldukça çok yönlü bir bitki. Sert ve dolgun yaprakları, ısıya maruz kaldığında çamur gibi ezilmeden formunu koruyabiliyor.
Beslenme uzmanları, kaleyi ıspanağın bir alternatifi olarak kullanmanın harika bir başlangıç olabileceğini ifade ediyor. Kale, özellikle smoothie, çorba ve salatada tercih ediliyor. Ayrıca mutfak robotundan geçirilip ev yapımı bir pesto veya sebze sosuna da dönüşebiliyor
ÇİĞ TÜKETİLİR Mİ?
Porsiyon miktarlarına dikkat edildiği sürece kaleyi çiğ olarak tüketmek mümkün. Ancak çiğ halinin oldukça lifli olduğunu ve kalın bağırsakta fermente olan rafinoz adlı şeker bakımından zengin olduğunu unutmamak gerekiyor. Bilinçsiz tüketim halinde şiddetli gaz ve şişkinlik gibi sindirim sorunlarına neden olabiliyor.
HANGİ HASTALIKLARI ÖNLÜYOR?
Kale, kalp hastalığı ve diyabet riskinin yanı sıra kolon, meme, akciğer ve prostat kanseri riskini azaltmakla da ilişkilendiriliyor.
İçeriğindeki diyet lifi ve antioksidan kombinasyonu, kan şekeri seviyelerini düzenlemeye ve tip 2 diyabetle ilişkili inflamasyonla mücadele etmeye de yardımcı oluyor. Ancak düzenli tüketimnden bir sağlık profesyoneline danışılmasında fayda var.