Sempozyum kapsamında hat, ebru ve keçe sanatı ile Mevlevî mutfağına ilişkin atölye çalışmaları gerçekleştirildi.
Katılımcılar, geleneksel sanatlar ve Mevlevî kültürüne dair uygulamalı etkinliklere yoğun ilgi gösterdi. Usta sanatçılar tarafından gerçekleştirilen atölyelerde, asırlardır devam eden gelenekli sanatların incelikleri katılımcılarla paylaşıldı.
Program kapsamında Mevlevîlik kültüründe önemli bir yere sahip olan mutfak geleneği hakkında da bilgiler verildi. Mevlevîhanelerde mutfağın yalnızca yemek hazırlanan bir alan değil; aynı zamanda edep, disiplin, sabır ve manevi terbiyenin merkezi olarak görüldüğü ifade edildi.
Etkinlik alanında kurulan stantlarda geleneksel sanatlara ait eserler sergilenirken, ziyaretçiler hem sanatkârlarla sohbet etme hem de uygulamalı çalışmaları yakından inceleme imkânı buldu.
Katılımcılar, bu tür kültürel faaliyetlerin Anadolu’nun irfan mirasının yaşatılması ve genç kuşaklara aktarılması açısından önemli olduğunu dile getirdi.
“EN BÜYÜK İHTİYACIMIZ YENİDEN GÖNÜL MEDENİYETİ”
İki gün süren etkinliklerin kapanışında konuşan Kadınanalar Kültür Derneği Başkanı Fatma Gülşen Koçak, Afyonkarahisar’ın yalnızca ticari ve ekonomik değerlerle anılmasının eksik bir yaklaşım olduğunu söyledi.
Koçak, “Afyonkarahisar sadece mermeriyle, sucuğuyla, kaymağıyla ve kaplıcalarıyla anlatılacak bir şehir değildir. Bu şehir gönlün, maneviyatın, edebin ve kardeşliğin şehridir. Bu topraklarda yalnızca ticaret yapılmadı; aynı zamanda ahlak, hikmet ve insanlık öğretildi.” dedi.
Modern dünyanın insanı manevi değerlerden uzaklaştırdığına dikkati çeken Koçak, çağın en büyük krizlerinden birinin ruh ve anlam kaybı olduğunu ifade etti.
Koçak, “Bugün insanlar teknolojiyle büyüdüğünü düşünüyor ancak vicdanlar küçülüyor. İnsanlık yalnızlık, sevgisizlik ve menfaat kavgaları içerisinde tükeniyor. Böyle bir çağda en büyük ihtiyacımız yeniden gönül medeniyetidir.” diye konuştu.
SULTAN DÎVÂNÎ MEVLEVÎLİK GÜNLERİ ULUSLARARASI BOYUTA TAŞINACAK
Sultan Dîvânî Hazretleri’nin manevi mirasının yalnızca Afyonkarahisar’a değil, bütün İslam ve Türk dünyasına ait büyük bir değer olduğunu vurgulayan Koçak, gelecek yıl programı uluslararası bir hüviyete kavuşturmak için hazırlıklara başlayacaklarını söyledi.
Koçak, Balkanlar’dan Türkistan coğrafyasına, Ortadoğu’dan Avrupa’ya kadar farklı ülkelerden ilim, sanat ve kültür insanlarını Afyonkarahisar’da buluşturmayı hedeflediklerini belirtti.
Afyonkarahisar’ın Mevlevîlik geleneği bakımından köklü ve güçlü bir birikime sahip olduğunu ifade eden Koçak, “Bu şehir sadece geçmişin hatıralarını taşıyan bir mekân değildir. Afyonkarahisar aynı zamanda yaşayan bir irfan merkezidir. Sultan Dîvânî Hazretleri’nin bıraktığı manevi mirası daha geniş coğrafyalara taşımak istiyoruz.” dedi.
“AFYONKARAHİSAR ANADOLU’NUN MEDENİYET HAFIZASINI TAŞIYOR”
Koçak, Afyonkarahisar’ın taşıdığı manevi birikimin yalnızca tarihî bir miras olmadığını, aynı zamanda Anadolu’nun medeniyet hafızasını diri tutan güçlü bir kültür damarı olduğunu ifade etti.
Şehrin asırlardır irfan, hikmet ve tasavvuf geleneğiyle yoğrulduğunu belirten Koçak, bu köklü mirasın kültürel sürekliliğini koruyarak geleceğe taşınmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Koçak, uluslararası ölçekte düzenlenecek programlarla Afyonkarahisar’ın kültür ve medeniyet şehirleri arasında daha görünür hâle geleceğine inandıklarını kaydetti.
Koçak, bu tür kültür faaliyetlerinin yalnızca geçmişi anmak için değil, geleceğin medeniyet tasavvurunu inşa etmek için de büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.