GLP-1 ilaçları, vücutta yemek sonrası salgılanan bazı hormonları taklit ederek çalışıyor. Bu hormonlar normalde açlık hissi, kan şekeri dengesi ve sindirim sürecini düzenliyor. Ancak daha sonra yapılan araştırmalar, bu hormonların reseptörlerinin yalnızca bağırsaklarda değil, kalpte ve beynin farklı bölgelerinde de bulunduğunu ortaya koydu.
Bu da ilaçların doğrudan sinir sistemi üzerinde etkili olabileceği ihtimalini gündeme taşıdı. Yine de bilim insanları mekanizmanın nasıl işlediği konusunda henüz net bir sonuca ulaşmış değil.
Öne çıkan ilk ihtimale göre, semaglutid ve tirzepatid gibi etken maddeler doğrudan beyindeki reseptörlere etki ediyor. İkinci ihtimale göre ise bu ilaçlar, vücuttaki iltihaplanmayı azaltıp metabolik dengeyi iyileştirerek dolaylı biçimde beyin işleyişini değiştiriyor. Uzmanların önemli bir bölümü, her iki sürecin de aynı anda devrede olabileceğini düşünüyor.