AKİT MENÜ

İslam

İsmailağa Cemaati sessizliğini bozdu: Bu ehl-i sünnete aykırıdır

İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı Genel Sekreteri Abdullah Kılıç, sosyal medyada dolaşıma sokulan evliyanın tarikatı ve insanları kabirden yönettiği iddialarına cevap verdi.

2

İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı Genel Sekreteri Abdullah Kılıç'ın yaptığı açıklama şöyle: "Değerli kardeşlerim, İslam'ın samimiyetle yaşanmasını sağlamak için teşekkül etmiş olan tarikatlar asırlar boyunca bu topraklara hizmetle, muhabbetle ve kardeşlikle mayalanmış, milletimizin hayatında müstesna bir yer edinmiştir.

3

İsmailağa camiamızın, Ali Haydar Hazretlerimizden Mahmut Efendi Hazretlerimize, ondan Hasan Efendi Hazretlerimize ve günümüze kadar tevarüs eden yolu Kur'an-ı Kerim ve sünneti seniyenin tayin ettiği ehl-i sünnet vel cemaat itikad ve anlayışına asırların süzgecinden geçerek gelen tasavvuf usul ve adabına dayanan köklü bir irşad mektebidir. Bugün takip ettiğimiz silsileyi ve hizmet emanetini, Fikri Efendi Hazretlerimizin talim ve terbiyesi altında aynı sadakati vakar ve mesuliyet şuuruyla muhafazaya devam ediyoruz.

4

Medreselerimizde okutulan İslami ilimler, Kur'an kurslarımızda verilen terbiye, sohbet halkalarımızda şekillenen adab ve hizmet müesseselerimizde takip edilen çizgi dün hangi esaslar üzerine bina edilmişse, bugün de aynı esaslar üzerinde yürümektedir. Takip ettiğimiz yol büyüklerimizden öğrendiğimiz usulün, istikametin ve hizmet anlayışının kesintisiz devamından ibarettir.

5

Ne var ki son dönemde Mahmut Efendi Hazretlerimizin ömrünü vakfederek inşa ettiği İsmailağa camiamız hakikatle bağdaşmayan İslam ahlak ve terbiyesine aykırı iddia ve karalamalara maruz bırakılmaktadır. Bu söylemler yalnızca bazı şahısları değil yarım asrı aşan bir hizmet geleneğini, milletimizin gönlünde yer edinmiş müesseseleri ve bu hizmetlere gönül vermiş binlerce insanı hedef almaktadır. Mahmut Efendi Hazretlerimizin dar-ı bekayı irtikallerinin ardından sürdürülen bu itham ve tartışmalar yalnızca İsmailağa camiamızı ilgilendiren bir mesele olmaktan çıkmış, ehl-i sünnet itikadı ve tasavvuf anlayışımız bakımından da açıklık getirilmesi gereken bir zaruret haline gelmiştir.

6

Mensubu olduğumuz Nakşibendi müceddidi yolu Kur'an-ı Kerim'e, sünneti seniyeye, icma kıyasa ve tasavvuf geleneğimizin muteber eserlerini esas alan köklü bir ilim ve irfan geleneğine bağlıdır. Bu anlayışla şu hususlara özellikle dikkatinizi çekmek istiyoruz: Tasavvuf ehline mahsus konuların insanların zihni ve kalbini yoracak ve ifsad edecek şekilde tüm kamuoyunun önünde kardeşlik ve muhabbet ikliminden uzak, birer tefrika malzemesi haline getirilerek tartışılmasından rahatsızlık duyuyoruz. Bu tartışmalarla Mahmut Efendi Hazretlerimizin manevi hatırasının zarar gördüğü ve emeklerinin hiçe sayıldığı ortadadır.

7

Evliyanın tarikatı ve insanları kabirden yönettiği iddiası, başta ehli sünnet itikadına ve tarikatımızın usul ve adabına, Efendi Hazretlerimizin şeri hassasiyetlerine tamamen aykırıdır. Evliyanın tasarrufu ve üveysilik gibi tasavvufi ıstilahların tahrf edilerek temellendirme çabaları ilmi bir değer taşımaktan uzak, şahsi ihtiras ve zaaflarla malül sefil bir iddiadır. İsmailağa camiası olarak bizler yolumuzun esaslarına aykırı bu iddia ve söylemlerden beriyiz. Ehli sünnet esaslarına ve tarikatların usul ve adabına aykırı hususlar karşısında kelamını ve kalemini sakınmayan, hakkaniyet sahibi hocalarımıza ve kardeşlerimize teşekkürü bir borç biliriz. İfsad edici gündemlerden uzak durarak, insanları İslamiyetin nuruyla aydınlatmak, kardeşlik iklimini muhafaza etmek ve yüce dinimize hizmet etmek temel vazifemizdir. İnanıyoruz ki kalıcı olan tartışmalar değil, samimiyetle yapılan hizmetlerdir. Değerli kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz. Allah'a emanet olun."